Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ederek Türk siyasetinde yeni bir dönemin kapısını aralayan Silivri’de tutuklu eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, kendi kişisel ajandası ve cumhurbaşkanlığı hedefleri doğrultusunda önüne çıkan her engeli ve farklı ses çıkaran her ismi tek tek harcamaya devam ediyor. CHP’yi bölerek partiyi ana muhalefet konumundan düşüren İmamoğlu, şimdi de Özgür Özel ile birlikte kurucusu olduğu Yeni Parti’yi kendi kontrolü altında tutabilmek için derin bir çatlağın fitilini ateşledi.
Siyaset sahnesinde sadece kendi ikbali için hareket eden ve bu uğurda en yakın yol arkadaşlarını bile gözünü kırpmadan feda eden İmamoğlu, Özgür Özel’i büyük bir endişenin içine sürükledi. CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olma ihtimali tamamen ortadan kalkan İmamoğlu, gücünü kanıtlamak ve asıl patron benim mesajını vermek için bu kez Meclis’te oylanan çerçeve yasaya eşi Dilek İmamoğlu üzerinden müdahale etti. Ülkemizde terörün son bulması için kritik bir öneme sahip olan oylamayı adeta bir gövde gösterisine dönüştürdü.
Ekrem İmamoğlu’nun siyaset yapma tarzı, tamamen kendi kişisel hedeflerine odaklı ve kendisine biat etmeyen herkesi sistemin dışına iten bir anlayışa dayanıyor. Siyasi kariyeri boyunca kendisine destek veren ancak zamanla farklı fikirler savunan veya kendi planlarına hizmet etmeyen her ismi gözünü kırpmadan harcayan İmamoğlu, bu bencil yaklaşımıyla Türk siyasi tarihine geçecek adımlar atmaya devam ediyor. Atatürk’ün kurduğu asırlık çınar CHP’yi kendi hırsları uğruna bölmekten çekinmeyen İmamoğlu, şimdi de aynı tasfiye ve bölme stratejisini yeni kurulan siyasi oluşum üzerinde uygulamaya başladı iddiaları gündeme bomba gibi düştü. Kendisine tamamen boyun eğmeyen, farklı bir vizyon ortaya koymaya çalışan her aktörü siyaseten etkisiz hale getirmek, İmamoğlu’nun en belirgin yöntemi haline geldi.
Meclis genel kurulunda oylanan Terörsüz Türkiye yasası, İmamoğlu’nun parti içindeki rakiplerine ve özellikle Özgür Özel’e karşı yürüttüğü güç savaşının en somut sahnesi oldu. Özgür Özel’in kürsüye çıkarak açıkça destek vereceklerini ilan ettiği bu kritik yasa tasarısı, İmamoğlu’nun perde arkasından yönettiği bir operasyonla sabote edildi. Yaşanan gelişmeleri Abdulkadir Selvi, “Ekrem İmamoğlu Yeni Parti’yi bölecek” başlıklı yazısında köşesine taşıdı. İmamoğlu, doğrudan kendi adını öne sürmek yerine eşi Dilek İmamoğlu üzerinden gerçekleştirdiği hamleyle parti tabanını ve milletvekillerini yönlendirdi. Bu hamle sonucunda, Özgür Özel’in destek çağrısına rağmen Yeni Parti grubundan sadece 35 evet oyu çıkarken, 54 milletvekili hayır oyu kullanarak genel başkanlarının iradesini hiçe saydı.
Yapılan bu kritik oylama, Yeni Parti içindeki dengeleri tamamen altüst ederken Özgür Özel’i kendi partisinde azınlık durumuna düşürdü. Siyasi analistlere göre, eğer Dilek İmamoğlu yerine bizzat Ekrem İmamoğlu sabah saatlerinde sosyal medya üzerinden bir hayır mesajı paylaşmış olsaydı, reddedenlerin sayısı çok daha yukarılara tırmanarak 70’i bulabilirdi. Böyle bir senaryoda, İmamoğlu’nun en yakınındaki isimler olarak bilinen Turan Taşkın Özer, Gökan Zeybek ve Özgür Karabat gibi milletvekillerinin de evet oyu kullanması mümkün olmayacaktı. İmamoğlu, bu kontrollü gerilim stratejisiyle hem partideki mutlak gücünü gösterdi hem de Özgür Özel’i siyaseten hareket edemez hale getirdi.
Türk siyasi tarihinde CHP’den koparak yeni partiler kuran Turhan Feyzioğlu, Kemal Satır, Mustafa Sarıgül ve Muharrem İnce gibi pek çok isim hafızalarda yer edinmiş olsa da, hiçbiri Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel ikilisinin partiye verdiği zarar kadar derin bir iz bırakmadı. Bu ikilinin hırsları neticesinde CHP adeta ortadan ikiye bölündü ve tam 91 milletvekili Yeni Parti saflarına katıldı. Bu kitlesel kopuş, CHP’nin cumhuriyet tarihindeki en büyük sarsıntılardan birini yaşamasına ve ilk kez ana muhalefet partisi unvanını kaybetmesine yol açtı.
Uzmanlara göre, CHP’yi bölerek kendi siyasi alanını genişleten Ekrem İmamoğlu, şimdi de gözünü kurucusu olduğu Yeni Parti’ye dikti. İlk ciddi sınavında sınıfta kalan Özel yönetimindeki Yeni Parti’de İmamoğlu’nun etkisi tartışma konusu oldu. Terörsüz Türkiye oylamasında yaşanan büyük çatlak, bu yeni yapının da uzun ömürlü olamayacağının ve İmamoğlu’nun bölücü siyasetinden nasibini alacağının en net göstergesi oldu. Kendi çıkarlarına hizmet etmeyen, farklı düşünen veya kendisine biat etmeyen herkesi teker teker harcayan İmamoğlu, Yeni Parti’yi de sancılı bir sürecin içine sürükledi. Siyasi kulislerde, CHP’yi bölen bu iradenin çok yakında Yeni Parti’yi de tamamen parçalayarak kendi mutlak hegemonyasını kuracağı yüksek sesle konuşulmaya başlandı.
KAYNAK : Haber7