Çocuklarımızı yapay zekâya teslim mi ediyoruz?


Muzaffer Şafak isimli köşe yazarının Çocuklarımızı yapay zekâya teslim mi ediyoruz? başlıklı yazısı. Haber 7

Güncelleme: 04-07-2026 13:06:00 Tarih: 04-07-2026 10:06

Çocuklarımızı yapay zekâya teslim mi ediyoruz?

Geçtiğimiz günlerde bir dost meclisinde konuşurken, hepimizin gözünden kaçan sinsi bir toplumsal tehlikenin tam eşiğinde durduğumuzu fark ettim. Şöyle bir etrafınıza bakın; teknoloji dünyası logaritmik bir hızla, yokuş aşağı giden bir kamyon gibi üzerimize doğru geliyor. 

Bizler daha akıllı telefonların, sosyal medyanın çocuklarımız üzerindeki sinsi bağımlılığını tam olarak çözememişken, şimdi küresel devlerin kapımıza dayadığı yeni bir akım var:

Ya bir gün çocuğunuzun en yakın arkadaşı siz değil de bir algoritma olursa?

Henüz Türkiye’de kitlesel bir çılgınlık haline gelmedi, evet. Ama eli kulağında. Çok yakın bir gelecekte anne babalar,’’ Bu teknolojiyi muazzam bir hayranlıkla karşılayacaklar’’!. 

Pazarlamacılar öyle bir anlatacak ki, herkes bu tuzağa düşecek. Diyecekler ki: "Bakın, bu yapay zekâ robotu çocuğunuza masal anlatıyor, İngilizce öğretiyor, ödevlerine yardım ediyor, üstelik hiç yorulmuyor!" ve hatta bedava

Bizim o her şeyi kolayca kabullenen, derinlemesine "neden ve niçin" diye sorgulamayan geniş kitlelerimiz bu illüzyonu alkışlayacak. 

Özellikle de çocuk yetiştirmenin o ağır sorumluluğunu tamamen annelerin omuzlarına bırakıp, evde bir köşede gazetesini okuyan ya da televizyon izleyen 
 "saha izleyicisi" babalar
bu işe çok sevinecek.

 "Çocuk harika gelişiyor, performanslandı, bana da sataşmıyor" konforunun arkasına sığınacaklar. 

Yakında  milyonlarca çocuk, en yakını olan annesine değil , bir yapay zekâya sırlarını anlatıyor olabilir.

Oysa kazandıklarını sandıkları o yapay zekâ performansı karşılığında, bizzat kendi öz evlatlarının o duru, günahsız ve fıtri ruhunu farkında bile olmadan ebediyen kaybedecekler. 

Ben bir pedagog ya da hekim değilim. Ama otuz yılı aşkın süredir kitle iletişiminin, medyanın ve insan davranışlarının mutfağında ömür tüketmiş yönetici, bir baba olarak hayatı gözlemliyorum. 

Gördüğüm şey şu: Gerçek bir arkadaşlık ilişkisi kavga içerir, sürtüşme içerir. Çocuk, mahallede ya da parkta arkadaşıyla didişirken, oyuncağı elinden alındığında ağlarken hayatı ampirik olarak öğrenir. "Paylaşmayı", "sabretmeyi", "öfkesini kontrol etmeyi" ve "karşıdakinin sınırlarına saygı duymayı" o can yakan küçük kavgalarla tecrübe eder. İnsani ilişkilerin mayası da zaten budur.

Yapay zekâ arkadaş ise çocuğa asla "Hayır" demez. Çocuğun her bencil, her çıkarcı arzusunu anında onaylar. 

Onun her buyruğuna milisaniyeler içinde boyun eğen bu sanal dünya, taze bir zihni yavaş yavaş aşırı bencil, tahammülsüz ve en acısı anne-babasına dahi ihtiyaç duymayan duygusuz birer robota dönüştürür. 

Parkta arkadaşı oyuncağını vermediğinde anında ağır bir öfke krizine giren, gerçek dünyanın tek bir saniyelik pürüzüne bile tahammülü olmayan narsist bir nesil kendi ellerimizle yetiştiriliyor. 

Sanal arkadaşından bir saniye bile ayrılma korkusu yaşayan çocuk, siber dünyada tamamen yalnızlaşarak  ve kolektif yaşamdan izole olarak.

İşin bir de siber egemenlik boyutu var ki, insan ürküyor. Bir çocuğun en yakın sırdaşı, korkularını ve hayallerini paylaştığı merci Silikon Vadisi’ndeki bir sunucu (server) olduğunda, o çocuğun milli ve ahlaki kodları daha o yaşlarda yabancı algoritmalar tarafından şekillendiriliyor demektir.

Bu bir teknolojik gelişim değil, nesli kendi ellerimizle küresel tekellere birer siber köle olarak rehin verme sorumsuzluğudur.!

Peki, ne yapacağız? Çocuğu tamamen dünyadan soyutlayacak mıyız? Ancak, rasyonel bazı kurallar koymak zorundayız:

• Sadece Bilgi İçin Kullanım: Yapay zekâ çocuk için sadece kontrollü bir ansiklopedi, bir bilgi aracı olmalıdır. Çocukla yapay duygusal bağ kuran, insan taklidi yapan, ona ismiyle hitap edip dertleşen "sohbet" modları tamamen kilitlenmelidir.

• Babaların Sahaya İnmesi: Çocuk eğitimi, "bana sataşmasın, sessizce bir kenarda otursun" konforuna kurban edilmeyecek kadar kutsal bir fıtrat borcudur. Babalar o pasif izleyiciliği bırakıp, çocukla fiziksel, sosyal ve realiteye dayalı mentorluk ilişkisini yeniden kurmalıdır.

• Gerçek Yaşam Topraklaması: Çocuk dijital ekranda ne kadar zaman geçiriyorsa, en az üç katı kadar gerçek yaşıtlarıyla parkta, sokakta, çamurda fiziken vakit geçirmelidir. Bırakın düşsünler, kalksınlar, kavga edip barışsınlar. Sosyal topraklama yapılmayan her zihin, o sanal dünyanın dehlizlerinde uçup gitmeye mahkûmdur.

Teknoloji çok hızlı değişiyor. Biz bu değişimi yönetecek miyiz, yoksa değişim bizi ve çocuklarımızı mı yönetecek?

Bu konudaki düşüncelerinizi ve farklı bakış açılarını benimle paylaşmanızı isterim. Gelecek haftaki yazımda okuyucularımdan gelen görüşlere de yer vererek bu tartışmayı birlikte ele alacağız.

Sonuç olarak, Teknoloji çocuklarımızın öğretmeni olabilir.

Ancak hiçbir teknoloji onların arkadaşı olmamalıdır.

Çünkü çocuk, insan olmayı ancak başka bir insandan öğrenebilir.

Gelecek hafta, hayatımızın her alanında unuttuğumuz o iki mukaddes kelimeyi, yani her adımdan önce sormamız gereken "Neden ve Niçin" gerekliliğini felsefi olarak masaya yatıracağız. 

Ama önce bu çocuk meselesini evlerimizde bir düşünelim derim.

    1. UNESCO Guidelines for Generative AI in Education and Research (2023). (Yapay zekanın erken çocukluk dönemindeki bilişsel ve etik sömürgecilik riskleri).
    2. MIT Media Lab Artificial Intelligence and Child Development Project (2024). (Sanal arkadaşlıkların çocuklardaki empati yeteneği ve sosyal kas deformasyonları üzerine ampirik raporu).
    3. OECD Digital Well-being of Children and Socio-Emotional Skills Framework (2025). (Tek tipleşen nesiller ve siber esaret altındaki çocuk psikolojisi veri tabanı).

Muzaffer Şafak / Haber7




Bu haber 34232 defa okunmuştur.


Etiketler :


Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.


FACEBOOK YORUM Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EKONOMİ Haberleri

YAZARLAR

ÇOK OKUNAN HABERLER

HAVA DURUMU

İzmir
Parçalı bulutlu
Rüzgar 13 km/s
Cumartesi
Bulutlu
6° / 12°
Pazar
Bulutlu
7° / 16°
Pazartesi
Bulutlu
7° / 16°

PUAN DURUMU

Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 26 20 2 4 62 18 64 +44
2 Fenerbahçe 26 16 1 9 57 27 57 +30
3 Trabzonspor 26 17 3 6 52 29 57 +23
4 Beşiktaş 26 14 5 7 47 30 49 +17
5 Göztepe 26 11 5 10 30 20 43 +10
6 Başakşehir FK 26 12 8 6 44 30 42 +14
7 Samsunspor 26 8 7 11 29 31 35 -2
8 Kocaelispor 26 9 11 6 23 27 33 -4
9 Gaziantep FK 26 8 9 9 35 42 33 -7
10 Çaykur Rizespor 26 7 10 9 32 36 30 -4
11 Alanyaspor 26 5 8 13 28 32 28 -4
12 Konyaspor 26 6 11 9 30 39 27 -9
13 Gençlerbirliği 26 6 13 7 28 36 25 -8
14 Kasımpaşa 26 5 12 9 22 36 24 -14
15 Antalyaspor 26 6 14 6 25 43 24 -18
16 Eyüpspor 26 5 14 7 19 37 22 -18
17 Kayserispor 26 3 12 11 20 48 20 -28
18 Fatih Karagümrük 26 4 17 5 24 46 17 -22
Veri kaynağı: Resmî TFF puan cetveli · Güncelleme: 2026-03-16 15:05:00
Şans Oyunları

ANKET | TÜM ANKETLER

SİTEMİZİ NASIL BULDUNUZ

NAMAZ VAKİTLERİ

nöbetçi eczaneler