Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın New York ziyareti bugün tamamlanıyor. Ziyaretin gerekçesi Birleşmiş Milletlerin (BM) 81’nci Genel Kurulu’ydu.
Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu’nda yine tarihe not düşen, tarihi ve devamlılığı olan bir konuşma yaptı.
Konuşmayı canlı canlı BM Genel Kurul Salonu’nda dinleme şansımız oldu.
Erdoğan’ın konuşması zaman zaman alkışlarla kesildi.
Ve Erdoğan, yine Filistin’i-Gazze’yi dünyanın gündeminin birinci sırasına taşıdı.
Yine dünyanın mazlumlarına din, renk, ırk ayrımı yapmadan sahip çıktı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşurken, salonu izledim. Afrika kıtasından gelen delegeler ile Ortadoğu’dan gelen delegeler ayrı bir heyecanla konuşmayı dinledi. Locadakiler dahil zaman zaman konuşmaya alkışlarla destek verdi.
O anlarda, İsrail BM temsilcisi salonu terk etmek zorunda kaldı.
İşte 16’ncı kez BM Genel Kurulu’na hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında bizim dikkatimizi çeken bölümler:
Kimse kusura bakmasın, kimse gücenmesin, alınmasın.
Bu, Tayyip Erdoğan’ın şahsi meselesi değildir…
Bu, insani bir meseledir, hepimiz için vicdani bir meseledir.
(İSRAİL YÖNETİMİ) KARŞIMIZDA SOYRIKIMCI BİR ZİHNİYET VAR
Bundan 81 yıl önce barış ve güvenliği korumak için kurulan Birleşmiş Milletler Teşkilatı, bu görevini icra edemez hale gelmiş; daha doğrusu getirilmiştir.
Eğer Birleşmiş Milletlere olan güven gerçekten artırılmak isteniyorsa, yapılması gerekenler bellidir:
Birleşmiş Milletlere güven, ancak bu şekilde yeniden sağlanabilir.
Merhum bir şairimizin ifadeleriyle (Sezai Karakoç)