Geçmişten bugüne Husiler


Bartu Eken isimli köşe yazarının Geçmişten bugüne Husiler başlıklı yazısı. Haber 7

Güncelleme: 13-09-2026 15:06:00 Tarih: 13-09-2026 10:06

Geçmişten bugüne Husiler

1990'ların Yemen'inde bir grup genç yaz kamplarında toplanıyordu. Amaçları Zeydi kimliğini ve dini eğitimini yeniden güçlendirmekti.Aradan yaklaşık 30 yıl geçti. Kendilerine “Allah’ın yardımcıları” ismini veren silahlı örgüt bugün başkenti Sana'yı kontrol etmeye devam etmekle kalmayıp dünyanın en kritik deniz geçitlerinden Babülmendep'in kıyılarına, hatta boğazın ortasındaki stratejik adaya ulaşmış durumda. Husi adı, hareketin kurucu figürlerinden Hüseyin Bedreddin el-Husi'den geliyor.

Zeydilik Şii mezhebinin kollarından biri fakat İran'da hakim olan On İki İmam Şiiliğiyle aynı dini gelenek değil. Yemen'deki Zeydi siyasi geleneği İran İslam Cumhuriyeti'nden yüzlerce yıl daha eski. Kuzey Yemen'de Zeydi imamların yönettiği siyasi düzen 1962'ye kadar devam etti. İç savaş sırasında Zeydi imamlık yanlısı kralcıları destekleyen ülkeler arasında İsrail de bulunuyordu. Mısır ordusunu Yemen'de meşgul etmek İsrail'in stratejik çıkarınaydı.

Hareketin öne çıkan isimlerinden Hüseyin Bedreddin el-Husi dağlarda yaşayan bilinmeyen bir militan değildi.1993 ile 1997 arasında Yemen parlamentosunda milletvekilliği yaptı. 2003 Irak işgali Amerikan karşıtlığının hareket içerisinde daha belirgin hale gelmesinde etkili oldu.  2004'e gelindiğinde Sana yönetimi ile Hüseyin el-Husi'nin hareketi arasındaki gerilim açık savaşa dönüştü. Hüseyin el-Husi aynı yıl Yemen güvenlik güçleri tarafından öldürüldü. Liderliği kardeşi Abdülmelik el-Husi üstlendi. Bugün liderliğin başında o bulunmaya devam ediyor.

2004 ile 2010 arasında Husiler ile Yemen merkezi yönetimi arasında altı ayrı savaş yaşandı.  Bu dönem örgüt açısından bir çeşit askeri okul oldu, dağlık arazide savaşmayı öğrendiler, yerel ağlarını genişlettiler. Merkezi ordunun zayıflıklarını gördüler. Husilerin yükselişindeki en ilginç gelişmelerden biri eski düşmanlarıyla kurdukları ittifak oldu. Yıllarca kendilerine karşı savaşan Yemen Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih de Zeydi kökenliydi. Bu ayrıntı Yemen savaşını basit bir “Şii-Sünni çatışması” olarak anlatmanın neden yetersiz olduğunu gösteriyor. Husiler Salih'e karşı yıllarca savaştı sonra onunla ittifak yaptı.

2011 Arap ayaklanmaları Yemen'i de vurdu. Ali Abdullah Salih iktidardan ayrıldı. Yerine yardımcısı Abdurabbu Mansur Hadi geçti. Fakat Salih'in ordudaki ve devlet içerisindeki bağlantıları ortadan kalkmadı. Husiler tam bu dönemde eski düşmanları Salih'le çıkar ittifakı kurdu. Salih'e bağlı askeri unsurların ve eski rejimin bağlantılarının Husi ilerleyişine ciddi katkısı oldu. 2014'te hükümetin akaryakıt sübvansiyonlarını azaltmasıyla başlayan toplumsal tepki de Husilere yeni alan açtı. Protestolar büyüdü. Husiler ekonomik hoşnutsuzluğu siyasi harekete dönüştürdü ve Eylül 2014'te Sana'yı ele geçirdiler.

Husilerle Washington arasında 2015'te sınırlı temas kanalları bulunuyordu. Arap Yarımadası El Kaidesi Washington'ın Yemen'deki temel güvenlik tehditlerinden biriydi.  Husiler de onlarla savaşıyordu.  21 Ocak 2015'te Pentagon'un istihbarattan sorumlu üst düzey yetkilisi Michael Vickers, Atlantic Council'daki bir etkinlikte Husilerin El Kaide karşıtı olduğunu ve ABD'nin Yemen'deki terörle mücadele operasyonlarının devam ettiğini anlattı. Kendisine bunun Husilerle istihbarat iletişimi anlamına gelip gelmediği soruldu. Cevabı dikkat çekiciydi: “Bunu varsaymak makul.”

Aynı yıl ABD'li diplomat Anne Patterson, Umman'ın başkenti Maskat'ta Husi temsilcileriyle görüştü. Ancak Husi komutanlarına ekonomik yaptırımlar da uygulanmaya devam edildi.

Husiler Sana'yı aldıktan sonra güneye ilerledi. Cumhurbaşkanı Hadi Aden'e, ardından Suudi Arabistan'a geçti. Mart 2015'te Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon Yemen'e askeri müdahaleyi başlattı. Riyad'ın hedefi Husi ilerleyişini durdurmak ve Hadi yönetimini yeniden güçlendirmekti. Savaş yıllarca sürdü. Binlerce hava saldırısı gerçekleştirildi. Yemen dünyanın en ağır insani krizlerinden birine sürüklendi fakat Husiler ortadan kaldırılamadı.

Husilerin en büyük destekçisi İran’ı konu dışında bırakmak olmaz tabi.İran Devrim Muhafızları ve Hizbullah'ın Husilerin askeri gelişiminde eğitim, danışmanlık ve teknik destek sağladığına ilişkin ciddi bulgular bulunuyor. Yemen'e gönderilirken ele geçirilen sevkiyatlarda füze motorları, güdüm parçaları, savaş başlıkları ve farklı silah bileşenleri tespit edildi. Bazı Husi füzeleri ve İHA'larında İran sistemleriyle örtüşen tasarım özellikleri belgelendi. İran açısından Husilerin stratejik değerini görmek için haritaya bakmak yeterli.

Yemen'in kuzeyinde Suudi Arabistan bulunuyor. Batısında Kızıldeniz. Güneybatısında Babülmendep. Daha kuzeyde İsrail ve Süveyş Kanalı... Tahran böylece kendi sınırlarından binlerce kilometre uzakta Suudi Arabistan'ı, İsrail'i ve dünyanın en önemli deniz ticaret yollarından birini tehdit edebilecek bir müttefik kazandı.

Husiler de İran'ın sağladığı teknoloji, silah ve uzmanlıktan yararlanarak yerel bir isyan hareketinin erişemeyeceği askeri kapasitelere ulaştı. Sonuçları kısa süre içerisinde görüldü. Suudi Arabistan'a balistik füzeler ve İHA'lar gönderildi. Petrol tesisleri hedef alındı. 2022'de Birleşik Arap Emirlikleri'ne saldırılar düzenlendi. Husiler zaman içerisinde Yemen savaşının taraflarından biri olmaktan çıkıp bölgesel caydırıcılık denklemine girdi.

Husilerin iktidar yürüyüşünde kendilerine büyük avantaj sağlayan Ali Abdullah Salih'le ittifakı da sonunda çöktü. 2017'de Salih Husilerden uzaklaşarak Suudi koalisyonuyla yeni bir sayfa açılması çağrısı yaptı. İki gün sonra öldürüldü. Onu öldürenler eski müttefikleri Husilerdi. Bugün Husi karşıtı önemli askeri aktörlerden biri olan Tarık Salih, öldürülen eski cumhurbaşkanının yeğeni.

İsrail'e füze gönderiyorlar. Gazze'ye destek verdiklerini söylüyorlar. Amerikan savaş gemilerine saldırıyorlar. Kızıldeniz'deki dünya ticaretini baskı altına alabiliyorlar. Bütün bunlar özellikle Gazze savaşı sonrasında Husilere Arap ve İslam dünyasının bazı kesimlerinde güçlü bir “direniş hareketi” imajı kazandırdı. Ancak Yemen içerisindeki sicillerine bakıldığında çok daha karanlık bir tablo çıkıyor.

İnsan hakları örgütlerinin yıllara yayılan raporlarında Husilere yönelik ağır suçlamalar bulunuyor. Sivil bölgelere ayrım gözetmeyen saldırılar, çocukların silahlı güçlere alınması, keyfi tutuklamalar, gazetecilere ölüm cezası. BM ve yardım kuruluşu çalışanlarının gözaltına alınması. Sünni topluluklarla ilişkilerinde de benzer sorunlar yaşandı. 2013'te Saada'daki Selefi Darülhadis merkezi kuşatıldı. Bazı Sünni imamların hedef alınması ve dini uygulamalara müdahaleler raporlara girmiş durumda...




Bu haber 34231 defa okunmuştur.


Etiketler :


Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.


FACEBOOK YORUM Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER DÜNYA Haberleri

YAZARLAR

ÇOK OKUNAN HABERLER

HAVA DURUMU

İzmir
Parçalı bulutlu
7°
Rüzgar 13 km/s
Cumartesi
Bulutlu
6° / 12°
Pazar
Bulutlu
7° / 16°
Pazartesi
Bulutlu
7° / 16°

PUAN DURUMU

Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 26 20 2 4 62 18 64 +44
2 Fenerbahçe 26 16 1 9 57 27 57 +30
3 Trabzonspor 26 17 3 6 52 29 57 +23
4 Beşiktaş 26 14 5 7 47 30 49 +17
5 Göztepe 26 11 5 10 30 20 43 +10
6 Başakşehir FK 26 12 8 6 44 30 42 +14
7 Samsunspor 26 8 7 11 29 31 35 -2
8 Kocaelispor 26 9 11 6 23 27 33 -4
9 Gaziantep FK 26 8 9 9 35 42 33 -7
10 Çaykur Rizespor 26 7 10 9 32 36 30 -4
11 Alanyaspor 26 5 8 13 28 32 28 -4
12 Konyaspor 26 6 11 9 30 39 27 -9
13 Gençlerbirliği 26 6 13 7 28 36 25 -8
14 Kasımpaşa 26 5 12 9 22 36 24 -14
15 Antalyaspor 26 6 14 6 25 43 24 -18
16 Eyüpspor 26 5 14 7 19 37 22 -18
17 Kayserispor 26 3 12 11 20 48 20 -28
18 Fatih Karagümrük 26 4 17 5 24 46 17 -22
Veri kaynağı: Resmî TFF puan cetveli · Güncelleme: 2026-03-16 15:05:00
Şans Oyunları

ANKET | TÜM ANKETLER

SİTEMİZİ NASIL BULDUNUZ

NAMAZ VAKİTLERİ

nöbetçi eczaneler