Amerika-İsrail ikilisinin İran’a çullanmasının üzerinden bir ay geçti. İlk günlerde, “Arap-Fars savaşı istiyorlar” dedik. Ardından, “Kürt-Türk savaşı, Sünni-Şii savaşı istiyorlar aman dikkat” diye uyardık.
Açıkçası, bu fay hatlarını harekete geçiremedikleri için çıldırdılar. Her seferinden daha fazla sivili katletmek üzere savaşı derinleştirdiler.
Ve bugün, arabulucuların olanca iyiniyetle mesai harcamasına rağmen…
Rasyonalitenin olup biteni reddetmesine rağmen…
İrrasyonaliteden kendini kurtaramayan Amerika ve İsrail ikilisine katılmak için heveskarlığını gizlemeyen Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) yüzünden Arap-Fars savaşı çıkmak üzere.
Arabulucuların mekik dokuduğu, Trump’ın ise 6 Nisan’a kadar süre tanıdığı bir günde İsrail’in İran’ın alt yapısını vurarak milyonlarca insanı elektriksiz, susuz bırakmaya çalışması savaşın artık bir müzakere masası ile sona ermeyeceğinin göstergesi.
Bu savaş, bir tarafın “zafer” ilan etmesiyle ve o zaferin faturası olarak karşı tarafa “dikte” etmesi ile bitecek gibi görünüyor.
Oysa hafta biterken ümitlerimizi yeşertmiş ve arabulucular üzerinden yürüyen dolaylı görüşmelerin bir sonuca dönüşebileceğini düşünmüştük.
Ne var ki İsrail’in İran’ın alt yapısına saldırması, umutlarımızı kırmıştır.
Husilerin fiili olarak savaşa girmesiyle Hürmüz ile birlikte Badülmendeb’in de artık risk bölgesi olduğu açıktır.
Hem Basra Körfezi hem Kızıldeniz artık güvenli su yolu değildir.
Bu, sadece petrol ve türevlerinin sevkiyatı değil aynı zamanda gıdadan, emtiaya, temel ihtiyaç ürünlerine kadar birçok üründe yakın gelecekte yaşanacak sıkıntı demektir.
Bu da hiper enflasyon, pahalılık, yokluk demektir!
Amerika’yı yeniden büyük yapma idealiyle iktidara gelen Trump, İsrail’in zoruyla girdiği savaşta sadece İran ve bölgeyi tehdit etmemiştir.
Artık dünyadaki irili ufaklı her ülkenin etkileneceği bir süreç yaşanmaktadır.
İSLİM ÜZERİNDEYİZ, HER AN SAVAŞA MÜDAHİL OLACAK YENİ AKTÖRLER TÜREYEBİLİR
Maalesef, Arap-Fars savaşının başlaması an meselesidir.
Maalesef, Kürt-Fars çatışması yaşanması an meselesidir.
Maalesef, İsrail ile Amerika’nın irrasyonal haline dolu dizgin katılmayı hayal eden Körfez ülkeleri vardır.
Akli selim kalmak zordur ama Suudi Arabistan’ın onca aşağılanmaya rağmen bunu koruduğunu görmek bir nebze ümidimizi diri tutmaktadır.
Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın dışişleri bakanlarının İslamabad’ta buluşması müzakere kapısını açmaya dönük en önemli adımdır.
Lakin, savaş her geçen gün derinleşip bölgeselleşme riski ile karşı karşıyadır.