Kilo vermek denildiğinde birçok kişinin aklına ilk olarak diyet listeleri, kalori hesapları ve yasaklı yiyecekler geliyor. Ancak Diyetisyen Merve Canpolat Baydur, yaptığı dikkat çekici açıklamayla bu yaklaşımın tek başına yeterli olmayabileceğini gündeme taşıdı.
Baydur’un “Bir diyetisyen olarak kilo sorunum olsaydı, diyetisyene gitmezdim” sözleri ilk bakışta mesleğiyle çelişkili gibi görünse de, aslında kilo probleminin yalnızca beslenme programıyla çözülemeyeceğine işaret ediyor. Ona göre kişinin yeme alışkanlıklarının altında yatan nedenleri anlamak, sürecin en önemli aşamalarından biri olabilir.
Özellikle duygusal yeme, stres altında fazla tüketim, düzensiz yaşam ve farkında olmadan gelişen alışkanlıklar kilo yönetimini zorlaştırabiliyor. Bu nedenle sadece “şunu ye, bunu yeme” yaklaşımının yerine kişinin davranışlarını fark etmesini sağlayacak daha bütüncül bir yöntem gerekebiliyor.
Canpolat Baydur’un yaklaşımında, geçici diyetler yerine uzun vadeli bir yaşam biçimi oluşturmak hedefleniyor. Kişinin sevdiği yiyeceklerden tamamen vazgeçmeden, kendisini suçlamadan ve sürekli kısıtlama altında hissetmeden dengeli beslenmeyi öğrenmesi önem taşıyor.
Kilo yönetiminin kişiden kişiye değişebileceği unutulmamalı. Bazı kişiler için beslenme düzenlemesi yeterli olurken, bazı durumlarda tıbbi değerlendirme veya psikolojik destek gerekebiliyor. Merve Canpolat Baydur’un dikkat çeken sözleri ise kilo verme konusundaki en temel sorulardan birini yeniden gündeme getiriyor: Belki de önce ne yediğimizi değil, neden yediğimizi konuşmalıyız.