Politika dünyasının yargı tarafından şekillendirmesine karşıyım ama ortadaki iddialar da az buz değil.
Üstelik bu iddiaların sahipleri de “Babadan CHP’liler.”
Oralardaki ağır topların hepsi “Babadan CHP’liyim” jargonunu kullanıyor.
Ne olmuş, ben de “Dede’den, Amca’dan, Hala’dan, Dayı’dan” CHP’liyim.
Ailemdekilerin çoğu öyle ama ben öyle değilim.
Üç zararlıyı bıraktım, üzerimdeki yükleri attım.
Fenerbahçeliliği ve sigarayı bazen canım çekiyor.
CHP’ye dönmeye niyetim yok ama partinin bu hallerde olmasından dolayı göbek atıyor da değilim.
İktidarı daha iyi ya da daha az kötü işler yapmaya mecbur etse ne iyi olacak.
Ne yazık ki anamuhalefet alanını kapatmış olan CHP’de böyle bir ışık göremiyoruz.
Sürekli olarak fraksiyon, çatışma, kavga, gerilim üretiyor.
Ne kendisine ne de partisine huzur veriyor.
“Bir gün her nefis hain denmeyi tadacaktır!” uygulaması var CHP’de.
Cumhurbaşkanlığı’na layık gördükleri kişiye şimdi “hain” diyorlar.
Bugüne kadar “hain” damgasını vurdukları CHP ağır toplarına bakınca işin içinden çıkamıyoruz.
Sürekli olarak “hain” üreten bir yapı mı bu?
Bir vakitler “Kılıçdaroğlu’nu eleştirdiğimiz için” küfür edenler, şimdi “Kılıçdaroğlu CHP içindeki hain değil!” dediğimiz için çok daha fazlasını yapıyorlar.
Kılıçdaroğlu yarın vefat etse, “fener alayı” düzenleyecek gibiler!
Deniz Baykal kaset komplosuna uğradığında da, pek kolay terk ettiler.
Bülent Ecevit’e, Muharrem İnce’ye, Mustafa Sarıgül’e neler neler dediler.
Bugün bir kesimin göklere çıkarttığı Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel’e de aynı tarifeyi uygulamayacakları ne malûm?
Kemal Kılıçdaroğlu “CHP’yi yönetmek Türkiye’yi yönetmekten bin kat zor!” yollu lâflar etmişti malum.
CHP’yi yönetemeyen ülkeyi nasıl yönetecek?
Yönetilmesi ülke yönetmekten zor olan partiye, millet hangi akla uyarak iktidarı teslim edecek?
Bugünkü CHP darmadağın ama içinden yeni parti çıkartsa da, ya da içindekilerin büyük bölümü mevcutlardan birinde buluşsa da CHP bitmez.
Sistemin “yüz yıl geçse de ayakta kalacak” iki partisi var:
CHP, tıpkı Avrupa Birliği yolundaki Türkiye gibi, “Ne olur, ne de ölür!”
“Mutlak Şutlan” ya da “Mutlak Butlan” kararının sonrasında yaşananlar, CHP’deki derin çatlakları iyice görünür hale getirdi.
Bu süreç bir başka partide toplanmayı getirir.
Özgür Özel daha doğrusu Ekrem İmamoğlu, zamanın Kemal Kılıçdaroğlu’nun lehine işleyeceğini görecek ve işi çok fazla uzatmayacaktır.
Bunu yapmadığı takdirde unutulacak, tarih olacaktır.
Ülkenin gerçek meseleleri konuşulmaz olur.
Zamanın CHP’li politikacılarından Emekli Büyükelçi İnal Batu, “Türk Solunu CHP virüsü mahvetti!” demişti. (Yeni Şafak 6/06/2012)
Milletin memnun olmadığı parti dağılır, dağılır…