Millî Eğitim Bakanlığı’nın eğitimde daha güvenli, düzenli ve eşitlikçi bir ortam oluşturmak amacıyla uyguladığı kurallar, yeni dönemde de önemini koruyor. Veliler ve öğrenciler açısından özellikle dört başlık, okul hayatında doğrudan karşılık buluyor.
İlk olarak MEB, “sınıf annesi” veya benzeri adlarla oluşturulan ve mevzuatta tanımı bulunmayan uygulamalara izin vermiyor. Böylece sınıf içi organizasyon ve karar süreçlerinde yetkinin öğretmenler ve okul yönetimlerinde kalması hedefleniyor.
İkinci başlık dijital iletişim. Bakanlık, ödev ve bilgilendirmelerde kendi belirlediği dijital platform ve uygulamaların kullanılmasını, diğer araçlardan ise mümkün olduğunca kaçınılmasını istiyor. Bu yaklaşım hem iletişimin resmî kanallar üzerinden yürütülmesini hem de öğrenci verilerinin daha kontrollü biçimde korunmasını amaçlıyor.
Üçüncü önemli konu, velilere ek mali yük oluşturan yardımcı kaynak uygulamaları. Öğrencilerin Bakanlık dışı kaynak kitap veya sınav materyallerini almaya zorlanmaması, ücretsiz ders kitaplarının ve Bakanlık kaynaklarının esas alınması gerektiği vurgulanıyor.
Dördüncü başlık ise öğrenci mahremiyeti. Çocukların görüntülerinin izinsiz biçimde çekilmesi, kaydedilmesi veya paylaşılması kişisel verilerin korunması açısından risk taşıyor. MEB mevzuatı ve önceki açıklamalarında öğrenci görüntülerinin paylaşımı konusunda hassasiyet gösterilmesini özellikle istiyor.