OYNAMA ŞIKIDIM ŞIKIDIM


Tarkan Geri Döndü

Güncelleme: 25-08-2026 13:24:22 Tarih: 25-08-2026 13:07

OYNAMA ŞIKIDIM ŞIKIDIM

Nihayet özlem sona eriyor! Yıllardır Ankara'da sahne almayan Tarkan Tevetoğlu, ücretsiz bir halk konseriyle başkente geliyor. Haydi gençler, meydanlar sizi bekliyor! Saatler öncesinden gidin, ön sıraları kapın. Hatta bir gün önceden konser alanında sabahlayın. Sosyal medyada fotoğraflar paylaşın, videolar çekin, eğlenin, coşun...

Giriş nasıl oldu? Birkaç cümleyle nasıl bir heyecan atmosferi oluşturulabildiğini gördünüz mü? İşte medya dediğimiz güç tam da budur. İnsanların neye ilgi göstereceğini, neyi konuşacağını ve neyi önemseyeceğini belirleme gücü...

Peki şimdi asıl soruyu soralım:

Yıllardır yüksek bilet fiyatlarıyla konserler veren, hayatının önemli bir bölümünü yurt dışında geçiren bir sanatçı neden bugün ücretsiz bir halk konseri düzenliyor? Bu soru sorulmasın mı? Kamuoyunun, sanatçıların ve onların toplum üzerindeki etkilerinin tartışılması neden rahatsızlık oluştursun?

Türkiye'de son otuz yılda popüler kültürün gençler üzerindeki etkisi yeterince konuşuldu mu? Milyonlarca genç hangi şarkılarla büyüdü? Hangi mesajlarla şekillendi? Hangi hayat tarzları onlara özendirildi?

Bugün birçok kişi bu soruları sormaktan çekiniyor. Çünkü popüler kültür eleştirisi yapmak neredeyse yasaklı bir alan haline getirildi. Bir sanatçıyı eleştirdiğiniz anda size "eğlence düşmanı", "özgürlük karşıtı" veya "çağ dışı" yaftaları yapıştırılıyor.

Oysa mesele bir sanatçıyı sevip sevmemek değildir.

Mesele, kültürel etkidir.

Bir toplumun gençleri yalnızca okulda eğitim almaz. Televizyondan, sosyal medyadan, dizilerden, filmlerden ve şarkılardan da eğitim alır. Hatta bazen bu araçlar, okuldan ve aileden çok daha etkili olur.

Yıllardır gençlere verilen mesajlara dikkat edin. Sürekli bireysellik, sürekli sınırsız özgürlük, sürekli kuralsızlık ve sürekli "canın ne istiyorsa yap" anlayışı pompalanıyor. Aile, mahalle, gelenek, kültür ve toplumsal aidiyet kavramları ise çoğu zaman geri kalmışlığın sembolü gibi gösteriliyor.

Elbette gençlerin özgür olması gerekir. Elbette birey kendi kararlarını verebilmelidir. Ancak özgürlük adı altında gençlerin köklerinden koparılması başka bir meseledir.

Bugün Türkiye'nin gençliği ciddi sorunlarla karşı karşıya.

İşsizlik artıyor.

Barınma sorunu büyüyor.

Gençler gelecek kaygısıyla yaşıyor.

Üniversite mezunları iş bulamıyor.

Birçok aile çocuklarının eğitim masraflarını karşılamakta zorlanıyor.

Toplumun temel meseleleri bunlarken, gençliğe sunulan en büyük çözümün konserler, festivaller ve birkaç saatlik eğlence olması düşündürücü değil midir?

Sorun tam da burada başlıyor.

Gençlerin enerjisi üretime, bilime, teknolojiye, sanata ve milli hedeflere yönlendirilmek yerine, çoğu zaman tüketim kültürünün bir parçası haline getiriliyor. Bir konser biter, başka bir konser başlar. Bir etkinlik sona erer, yenisi gelir. Fakat gençlerin hayatındaki temel sorunlar olduğu yerde kalır.

Daha da önemlisi, gençler kendi kültürlerinden uzaklaştıkça büyük bir kimlik boşluğu oluşur. Kim olduğunu bilmeyen, tarihini tanımayan, kültürünü anlamayan bir nesil ortaya çıktığında bunun bedelini yalnız bireyler değil, bütün toplum öder.

Devletin görevi yalnızca konser alanlarının güvenliğini sağlamak değildir. Devletin görevi gençliğin fikrî, kültürel ve ahlaki gelişimini de korumaktır. Gençlere yalnızca eğlence sunan değil, onlara hedef gösteren politikalar geliştirmektir.

Bugün dönüp geçmişe baktığımızda, Türkiye'nin gençliğinin çeşitli dönemlerde nasıl ideolojik kamplaşmaların içine sürüklendiğini görüyoruz. 1960'larda, 1970'lerde, 1980'lerde ve daha sonraki yıllarda gençler çoğu zaman büyük hesaplaşmaların bedelini ödeyen taraf oldu. Tarih bize gösteriyor ki gençlik ihmal edildiğinde, yönlendirilmediğinde veya yanlış yönlendirildiğinde bunun faturası çok ağır oluyor.

Bu nedenle mesele yalnızca bir konser meselesi değildir.

Mesele gençliğin geleceğidir.

Mesele kültürel yöneliştir.

Mesele bir milletin yarınını hangi değerler üzerine inşa edeceğidir.

Ve bütün bu sorular ortadayken, meydanlarda yine aynı ses yankılanacak:

"Oynama şıkıdım şıkıdım..."

Ama asıl soru şudur:

Bizim gençlerimiz oynarken geleceğimiz olan çocuklarımızı kim-ler şekillendiriyor?

 

İbrahim Erdem Karabulut




Bu haber 15 defa okunmuştur.


Etiketler :


Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.


FACEBOOK YORUM Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR

ÇOK OKUNAN HABERLER

HAVA DURUMU

İzmir
Parçalı bulutlu
7°
Rüzgar 13 km/s
Cumartesi
Bulutlu
6° / 12°
Pazar
Bulutlu
7° / 16°
Pazartesi
Bulutlu
7° / 16°

PUAN DURUMU

Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 26 20 2 4 62 18 64 +44
2 Fenerbahçe 26 16 1 9 57 27 57 +30
3 Trabzonspor 26 17 3 6 52 29 57 +23
4 Beşiktaş 26 14 5 7 47 30 49 +17
5 Göztepe 26 11 5 10 30 20 43 +10
6 Başakşehir FK 26 12 8 6 44 30 42 +14
7 Samsunspor 26 8 7 11 29 31 35 -2
8 Kocaelispor 26 9 11 6 23 27 33 -4
9 Gaziantep FK 26 8 9 9 35 42 33 -7
10 Çaykur Rizespor 26 7 10 9 32 36 30 -4
11 Alanyaspor 26 5 8 13 28 32 28 -4
12 Konyaspor 26 6 11 9 30 39 27 -9
13 Gençlerbirliği 26 6 13 7 28 36 25 -8
14 Kasımpaşa 26 5 12 9 22 36 24 -14
15 Antalyaspor 26 6 14 6 25 43 24 -18
16 Eyüpspor 26 5 14 7 19 37 22 -18
17 Kayserispor 26 3 12 11 20 48 20 -28
18 Fatih Karagümrük 26 4 17 5 24 46 17 -22
Veri kaynağı: Resmî TFF puan cetveli · Güncelleme: 2026-03-16 15:05:00
Şans Oyunları

ANKET | TÜM ANKETLER

SİTEMİZİ NASIL BULDUNUZ

NAMAZ VAKİTLERİ

nöbetçi eczaneler