15 Kasım Kıbrıs Üniversitesi akademisyenlerinden Sosyal Bilimci ve Klinik Psikolog Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer, son günlerde kamuoyunda tartışmalara neden olan söylemler üzerine yaptığı değerlendirmede, demokratik toplumlarda ifade özgürlüğünün vazgeçilmez bir hak olduğunu, ancak bu özgürlüğün dinî değerlere, kişilik haklarına ve anayasal kurumlara yönelik hakaretleri meşru hâle getirmeyeceğini ifade etti.
Prof. Dr. Yıldırımer, toplumsal barışın korunmasının yalnızca hukuk kurallarıyla değil, karşılıklı saygı, sorumluluk bilinci ve ortak değerlerin korunmasıyla mümkün olduğunu belirtti.
Yıldırımer açıklamasında, farklı düşüncelerin özgürce ifade edilmesinin demokratik toplumların temel unsurlarından biri olduğunu vurgularken, eleştiri ile hakaret arasındaki sınırın korunmasının hukuk devleti açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Dinî değerlere yönelik aşağılayıcı ifadelerin ve nefret söylemlerinin toplumsal kutuplaşmayı artırabileceğine dikkat çeken Yıldırımer, milyonlarca insanın kutsal kabul ettiği değerlere yönelik saldırgan söylemlerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini dile getirdi.
Prof. Dr. Yıldırımer, anayasal kurumlara yönelik eleştirilerin demokratik sistemlerde doğal olduğunu ancak hakaret içerdiği iddia edilen ifadelerin hukuki sınırlar içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Devlet makamlarına gösterilen saygının kişilere değil, anayasal düzene ve hukuk devletine duyulan saygının bir gereği olduğunu ifade eden Yıldırımer, demokratik eleştirinin sorumluluk bilinciyle yapılmasının toplumsal güven açısından önemli olduğunu kaydetti.
Açıklamasında son yıllarda kamuoyunda dikkat çekmek amacıyla provokatif söylemlerin tercih edildiğine yönelik oluşan toplumsal algıya da değinen Yıldırımer, hukuka aykırı davranışların kamuoyunda görünürlük elde etmenin bir aracı hâline gelmesinin toplum açısından sağlıklı bir gelişme olmadığını ifade etti.
Bu nedenle, kamu düzenini ve toplumsal huzuru koruyacak hukuki mekanizmaların sürekli gözden geçirilmesinin önem taşıdığını belirten Yıldırımer, bu tür düzenlemelerin ise mutlaka anayasal ilkeler, temel hak ve özgürlükler ile hukuk devleti prensipleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer, açıklamasının sonunda toplumun tüm kesimlerine sağduyu çağrısında bulunarak şu değerlendirmeyi yaptı:
"Özgürlük, sorumlulukla; eleştiri ise saygıyla anlam kazanır. Toplumsal barışın korunabilmesi için farklı düşüncelere tahammül gösterirken ortak değerleri de gözeten bir yaklaşım benimsemek zorundayız. Hukukun üstünlüğü, karşılıklı saygı ve sağduyu, güçlü bir toplumun vazgeçilmez temelidir."
Yıldırımer'in açıklaması, ifade özgürlüğünün sınırları, toplumsal saygı kültürü ve hukuk devleti ilkeleri üzerine yürütülen tartışmalara akademik bir perspektif sunarken, demokratik yaşamın temelinde özgürlük ile sorumluluk arasındaki dengenin korunması gerektiğine dikkat çekiyor.