Prof.Dr.Kürşat Şahin Yıldırımer, Narsizm Üreten Okullar Hakkında Ne Dedi?


Prof. Dr. Kürşat Şahin YILDIRIMER, eğitim kurumlarında giderek yaygınlaşan gösterişli mezuniyet törenlerinin çocuklarda sürekli onay ve alkış beklentisi oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Yazıda, başarının emek ve sorumluluk yerine gösteri ve görünürlük üzerinden tanımlanmasının, eleştiriye tahammülsüz, sürekli takdir bekleyen ve başarısızlık karşısında kırılgan bireylerin yetişmesine zemin hazırlayabileceği vurgulanıyor. YILDIRIMER'e göre gerçek eğitim, sahne ve konfeti değil; karakter, sorumluluk ve hayatın gerçeklerine hazırlık kazandırmalıdır.

Güncelleme: 20-06-2026 12:17:48 Tarih: 20-06-2026 12:12

Prof.Dr.Kürşat Şahin Yıldırımer, Narsizm Üreten Okullar Hakkında Ne Dedi?

Narsisizm Üreten Okullar - Alkış Bağımlısı Bir Nesil Mi Yetiştiriyoruz?

Bir toplumun geleceğini anlamak istiyorsanız çocuklarına ne öğrettiğine değil, neyi ödüllendirdiğine bakın.

Çünkü insanlar çoğu zaman söylenenlere değil, alkışlananlara dönüşür.

Bugün eğitim sisteminde sessizce büyüyen ve neredeyse kimsenin sorgulamadığı bir kültür var:

Mezuniyet endüstrisi.

Evet, yanlış okumadınız.

Artık eğitim kurumlarının önemli bir kısmı bilgi üretmekten çok duygu pazarlamaya başlamış durumda.

Anaokulu bitiyor, kep töreni…

İlkokul bitiyor, kep töreni…

Ortaokul bitiyor, kep töreni…

Lise bitiyor, kep töreni…

Sanki çocuk Nobel Ödülü almış gibi sahneler kuruluyor, ışık sistemleri getiriliyor, konfeti patlatılıyor, özel fotoğraf çekimleri yapılıyor.

Bir sonraki aşamaya geçmek artık başarı değil, başarı gibi pazarlanması gereken bir ürün haline getiriliyor.

Peki bunun bedelini kim ödüyor?

Önce çocuklar…

Sonra aileler…

En sonunda da toplum.

Çünkü sürekli alkışlanan birey, zamanla alkışın hak edilmiş bir ödül değil, doğal hakkı olduğuna inanmaya başlar.

Tam da burada modern çağın en büyük hastalıklarından biri ortaya çıkar:

Narsisizm.

Alman-Koreli filozof Byung-Chul Han, çağımızı “performans toplumu” olarak tanımlar.

Bu toplumda insanlar başarılı olmaktan çok başarılı görünmeye çalışırlar.

Bugün bazı mezuniyet törenleri de tam olarak bunun eğitimdeki karşılığıdır.

Öğrenmekten çok görünmek…

Gelişmekten çok sergilenmek…

Başarmaktan çok alkış almak…

Çocuk daha hayatın başında şu mesajı alıyor:

“Bir sonraki sınıfa geçtiysen kutlanmayı hak ediyorsun.”

Hayır.

Hayat böyle çalışmaz.

Hayat kimseye sırf bir aşamayı geçti diye madalya vermez.

İş hayatında patron sana konfeti patlatmaz.

Mahkeme salonunda alkış yoktur.

Hastanede nöbet tutan doktoru kimse sahneye çağırmaz.

Esnaf dükkânını açık tuttuğu için kep fırlatmaz.

İnsanlar gerçek hayatta yaptıkları iş kadar değerlidir.

Gösterdikleri şov kadar değil.

Ancak biz çocuklarımıza giderek daha farklı bir dünya anlatıyoruz.

Sürekli özel olduklarını…

Sürekli merkezin kendileri olduğunu…

Sürekli kutlanmaları gerektiğini…

Sonra da eleştiriye tahammül edemeyen, en küçük başarısızlıkta dağılan, sürekli takdir bekleyen gençler ortaya çıktığında şaşırıyoruz.

Şaşırmayın.

Bu bir sonuçtur.

Üstelik mesele yalnızca öğrenciler de değildir.

Bu kültürü besleyen ikinci grup bazı okul yöneticileri ve hatta bazı velilerdir.

Çünkü mezuniyet artık eğitim faaliyetinden çok bir gösteri organizasyonuna dönüşmüştür.

Daha büyük salonlar…

Daha pahalı organizasyonlar…

Daha fazla fotoğraf…

Daha fazla sosyal medya paylaşımı…

Daha fazla reklam…

Ve elbette daha fazla gelir…

Eğitim ikinci plana düşerken görüntü birinci plana çıkmaktadır.

Oysa eğitim sahne ışığında değil, sınıfta gerçekleşir.

Karakter gelişimi konfeti altında değil, sorumluluk altında oluşur.

Sosyolog Erich Fromm’un yıllar önce yaptığı uyarı bugün çok daha anlamlıdır:

“İnsanlar olmak yerine görünmeye çalıştıklarında toplum hastalanır.”

Bugün tam olarak yaşadığımız şey budur.

Çocuklarımızın ne öğrendiğinden çok nasıl göründüğüne odaklanan bir eğitim kültürü…

Emeğin yerine gösterinin geçtiği bir sistem…

Başarının yerine alkışın konulduğu bir anlayış…

Belki de artık cesur bir soru sormanın zamanı gelmiştir:

Anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise geçişlerinde yapılan bu gösterişli mezuniyet törenleri gerçekten eğitime mi hizmet ediyor?

Yoksa alkış bağımlısı, sürekli onay bekleyen ve hayatın gerçekleriyle karşılaştığında sarsılan bir neslin oluşmasına mı katkı sağlıyor?

Çünkü gerçek eğitim, çocuğa sahne vermek değil; karakter kazandırmaktır.

Gerçek başarı, kep fırlatmak değil; hayatın yükünü taşıyabilmektir.

Ve bir toplumun geleceği, ne kadar alkış ürettiğiyle değil, ne kadar sağlam karakter yetiştirdiğiyle ölçülür.

Prof. Dr. Kürşat Şahin YILDIRIMER




Bu haber 16 defa okunmuştur.


Etiketler :


Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.


FACEBOOK YORUM Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EĞİTİM Haberleri

YAZARLAR

ÇOK OKUNAN HABERLER

HAVA DURUMU

İzmir
Parçalı bulutlu
Rüzgar 13 km/s
Cumartesi
Bulutlu
6° / 12°
Pazar
Bulutlu
7° / 16°
Pazartesi
Bulutlu
7° / 16°

PUAN DURUMU

Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 26 20 2 4 62 18 64 +44
2 Fenerbahçe 26 16 1 9 57 27 57 +30
3 Trabzonspor 26 17 3 6 52 29 57 +23
4 Beşiktaş 26 14 5 7 47 30 49 +17
5 Göztepe 26 11 5 10 30 20 43 +10
6 Başakşehir FK 26 12 8 6 44 30 42 +14
7 Samsunspor 26 8 7 11 29 31 35 -2
8 Kocaelispor 26 9 11 6 23 27 33 -4
9 Gaziantep FK 26 8 9 9 35 42 33 -7
10 Çaykur Rizespor 26 7 10 9 32 36 30 -4
11 Alanyaspor 26 5 8 13 28 32 28 -4
12 Konyaspor 26 6 11 9 30 39 27 -9
13 Gençlerbirliği 26 6 13 7 28 36 25 -8
14 Kasımpaşa 26 5 12 9 22 36 24 -14
15 Antalyaspor 26 6 14 6 25 43 24 -18
16 Eyüpspor 26 5 14 7 19 37 22 -18
17 Kayserispor 26 3 12 11 20 48 20 -28
18 Fatih Karagümrük 26 4 17 5 24 46 17 -22
Veri kaynağı: Resmî TFF puan cetveli · Güncelleme: 2026-03-16 15:05:00
Şans Oyunları

ANKET | TÜM ANKETLER

SİTEMİZİ NASIL BULDUNUZ

NAMAZ VAKİTLERİ

nöbetçi eczaneler