Batı medyasının Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik yürüttüğü sistematik algı operasyonları bir kez daha duvara tosladı. İngiliz medyasının amiral gemilerinden biri olan The Telegraph, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail’e yönelik sözlerini tamamen çarpıtarak ve uydurma ifadeler ekleyerek servis ettiği "operasyonel" haberi, gelen tepkiler ve gerçeklerin ortaya çıkması üzerine apar topar yayından kaldırdı. Gazetenin kıdemli editöründen gelen itiraf ise uluslararası medyadaki "dezenformasyon" boyutunu gözler önüne serdi.
Pazartesi sabahı dünya basınında geniş yankı uyandıran olayda, The Telegraph Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail’e yönelik askeri bir müdahale tehdidinde bulunduğuna dair asılsız bir iddiayı manşetine taşıdı. Ancak Türkiye’nin kararlı duruşu ve haberin dayandırıldığı temellerin boş çıkması üzerine İngiliz devi geri adım atmak zorunda kaldı.
The Telegraph'ın paylaşımı, "Türkiye Cumhurbaşkanı, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'yu kan ve nefretle kör olmakla suçladı ve saldırmamak için hiçbir sebep olmadığını söyledi."
Haberin silinmesinin ardından sosyal medya platformu üzerinden bir açıklama yapan The Telegraph’ın kıdemli editörü, skandalın boyutunu itiraf etti. Editör, "Haberi kaldırdık. Alıntılar eski veya tamamen uydurma gibi görünüyor" ifadelerini kullanarak, dünya çapında bir dezenformasyona imza attıklarını kabul etti. Gazetecilik etiğini ayaklar altına alan bu tutum, "Türkiye’ye karşı yeni bir algı operasyonu mu yürütülüyor?" sorusunu akıllara getirdi.
O zamana kadar haber, Jerusalem Post ve Maariv de dahil olmak üzere birçok İsrail haber kuruluşu tarafından yayınlanmıştı.
Türkiye Cumhuriyeti, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde bölgedeki gerilimi düşürmek ve kalıcı barışı tesis etmek için diplomatik mekik dokurken, Batı medyasının bu tür "uydurma" haberlerle Türkiye’yi bir "çatışma tarafı" gibi gösterme çabası dikkatlerden kaçmıyor.
Türk hükümeti Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Erdoğan’ın İsrail’i işgal etmekle tehdit ettiği yönündeki haberlerin tamamen asılsız olduğunu şu sözlerle belirtti:
"Türkiye Cumhuriyeti, uzun yıllara dayanan devlet geleneği ve vizyonu doğrultusunda, hem bölgemizde hem de ötesinde, kan dökülmesinin sona erdirilmesi, sivillerin korunması ve kalıcı barışın sağlanması için sürekli olarak öncü bir rol üstlenmiştir."
Bu skandal, Batı medyasının Türkiye’nin bölgesel güç oluşunu ve mazlumların sesi olmasını hazmedemediğini bir kez daha kanıtladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Dünya beşten büyüktür" şiarıyla yürüttüğü adalet mücadelesini gölgelemek isteyen odaklar, uydurma haberlerle sonuç almaya çalışsa da hakikat karşısında diz çökmeye mahkum kalıyor.
The Telegraph’ın bu uydurma haberi silmesi, sadece bir yanlışın düzeltilmesi değil, aynı zamanda Türkiye’ye karşı kurulan bir medya kumpasının daha çöküşü olarak kayıtlara geçti. Türkiye, bölgesel barışın teminatı olmaya ve dezenformasyonla mücadele etmeye kararlılıkla devam ediyor.
KAYNAK : Haber7