‘Türkiye Yüz yılı’ dört gözle bu değişikliği bekliyor


Nihat Nasır isimli köşe yazarının ‘Türkiye Yüz yılı’ dört gözle bu değişikliği bekliyor başlıklı yazısı. Haber 7

Tarih: 29-09-2026 10:06

‘Türkiye Yüz yılı’ dört gözle bu değişikliği bekliyor

28 Şubat süreciyle birlikte siyasetten tamamen umudumu kesmiştim.

Sistemin merkezine yerleşmiş güçler, ‘birinci parti de olsan, ‘bize itaat etmediğin sürece yoksun ve yok kalacaksın’ demiş, ne yazık ki sonuç da almıştı.

Benim açımdan her şey 27 Nisan ‘e- muhtırası’ ile değişmeye başladı.

O tarihte, siyasetin ve siyasetçinin yine baş eğeceği ve eskiden olduğu gibi ‘şapkasını alıp’ ardına bakmadan gideceği endişesi taşıyordum.

Siyasete müdahale edenlere o zamanlar başbakan olan Erdoğan güçlü bir ses ve kesin bir dille ‘işinize bakın!’ dedi ve bununla yetinmeyip bunu tüm milletiyle paylaştı.

Oligarşinin beklemediği bu cesur çıkış tüm dengeleri sarsınca yaşanan gergin ortam yerini görece ferahlığa terk etti lakin ancak komplo teorilerinde rastlayacağımız türden gelişmeler yaşanmaya başladı…

Tüm bu hadiselerin ardından ilk günden bu yanan her adımında millet olarak neden burnumuzun bir türlü yerden kalkmadığını öğrenmeye başladık.

Örneğin, cumhuriyetin kuruluşunda ve takip eden dönemlerde yani tek partinin devri iktidarında mevcut olmayan bir kurumun, 60 darbesini müteakiben neden en tepeye yerleştirildiğini çözdük…

Bildiğiniz ‘Anayasa Mahkemesinden’ söz ediyorum.

‘Halka güven olmaz’ inancındaki darbe muktedirlerinin, CHP’li siyasetçilerle el ele vererek dizayn ettiği bu yeni düzende, ‘Hâkimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir’ ilkesi kökünden sökülerek yerine ‘Millet, egemenliği meclis ve yetkili kurumlar eliyle kullanır’ şeklindeki oligarşinin hâkimiyetini tescilleyen hüküm konuluyordu.

O gün, kimsenin buna itiraz edecek takati de yoktu, cesareti de…

Oligarşi iyice palazlanınca da Kemalist yapılanma, devletin içerisine, kılcal damarlara varıncaya dek çöreklenmeye başlıyordu…

Kılcal damarlara çöreklenen sadece Kemalistler değildi, Kemalizm’in baskıcı yönünü ustaca kullanan FETÖ de bu operasyona girişmişti eş zamanlı olarak.

İkisi de birbirleriyle çatışır gibi görünen ve fakat kökü dışarıda malum organizasyonun eseriydiler.

1960 darbesi sonrasında bambaşka bir yapı vardı karşımızda.

Muktedirlerce oluşturulan yeni anayasada ‘milli iradenin’ üzerine birtakım kurumlar (sözgelimi MGK ve AYM gibi) monte edilerek halkın, tekrar ‘istenmeyecek’ bir siyasi projeyi tercih etmesi halinde onlara dur diyecek bir mekanizma husule getirildi.

80’de 90’larda ve 2000’li yıllarda bu yapıların marifetlerini hep beraber gördük.

Devleti kontrol altına alan güç, bu yapıların benzerlerini sivil alanda oluşturmayı da ihmal etmedi elbette…

Göbeğinden statükoya bağlı (siz ona CHP’nin yan kuruluşları yahut arka bahçesi de diyebilirsiniz) odalar, birlikler, barolar vesaireler etkin bir konuma getirilerek (sözde), sivil alan da ‘bürokratik oligarşinin’ kontrolüne sokuldu.

Her ne kadar adına ‘demokrasi’ deseler de bal gibi ‘Korporatizm’ tatbik ediliyordu.

Bu sistem, Mussolini İtalya’sından aynen kopya edilen bir yapıydı...

Türkiye’de, 2010 yılından sonra peyderpey vesayet odakları çökertildi ama bunun sivil uzantıları ne yazık ki, unutuldu.

Bugün gelinen noktada görünen o ki, tüm bu bagajlardan sadece ve sadece ‘sivil bir anayasa’ ile kurtulmak mümkündür.

Şimdiye kadar olayları iç ve dış mihrakların tüm saldırılarına karşı müthiş bir direnişle göğüsleyen iktidar bu işi artık müdahalelerin olamayacağı bir vasata taşımak için köklü bir değişimi sağlamak ihtiyacındadır.

Peki, böyle bir ortam nasıl husule getirilebilir?

Şartlar ilk kez bu kadar olumlu bir seyir gösterirken hiç vakit geçirmeden köklü bir anayasa reformu yaparak!..

Ancak böylesi bir durumda devlet de millet de sahici manada kurtulma şansı yakalayacaktır.

Aksi takdirde dahili ve harici bedhahlar, ileriki dönemlerde, daha da büyüyerek ülkeyi yeniden kuşatmak için her türlü yola başvuracaktır, bundan kimsenin şüphesi olmasın.

2023 seçimlerini müteakip Sayın Cumhurbaşkanının dile getirdiği ilk husus bu olmuştu hatırlanacağı üzere.

‘Türkiye Yüz yılına’ gidecek yolun yeni anayasadan geçtiği açık bir biçimde ifade edilmişti daha ilk günlerde.

Darbelerin renk ve ruh verdiği mevcut anayasanın değiştirilmesinin ve milletin iktidarının garanti altına alınmasın vakti gelmiştir!

Millet düşmanlarının, FETÖ ihanet şebekesinin tatbik ettiği gibi devletin imkanları ile halk düşmanlığı yapılmasının önüne sadece bu yolla geçilebilir.

Anayasadaki darbe ürünü çarpıklıklarla birlikte Türkiye sosyolojisi de gözetilerek yeni bir seçim sisteminin oluşması bu değişiklik iradesinin gösterilmesine bağlıdır. 

‘Türkiye Yüz yılı’ dört gözle bu değişikliği bekliyor…




Bu haber 34214 defa okunmuştur.


Etiketler :


Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.


FACEBOOK YORUM Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR

ÇOK OKUNAN HABERLER

HAVA DURUMU

İzmir
Parçalı bulutlu
7°
Rüzgar 13 km/s
Cumartesi
Bulutlu
6° / 12°
Pazar
Bulutlu
7° / 16°
Pazartesi
Bulutlu
7° / 16°

PUAN DURUMU

Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 26 20 2 4 62 18 64 +44
2 Fenerbahçe 26 16 1 9 57 27 57 +30
3 Trabzonspor 26 17 3 6 52 29 57 +23
4 Beşiktaş 26 14 5 7 47 30 49 +17
5 Göztepe 26 11 5 10 30 20 43 +10
6 Başakşehir FK 26 12 8 6 44 30 42 +14
7 Samsunspor 26 8 7 11 29 31 35 -2
8 Kocaelispor 26 9 11 6 23 27 33 -4
9 Gaziantep FK 26 8 9 9 35 42 33 -7
10 Çaykur Rizespor 26 7 10 9 32 36 30 -4
11 Alanyaspor 26 5 8 13 28 32 28 -4
12 Konyaspor 26 6 11 9 30 39 27 -9
13 Gençlerbirliği 26 6 13 7 28 36 25 -8
14 Kasımpaşa 26 5 12 9 22 36 24 -14
15 Antalyaspor 26 6 14 6 25 43 24 -18
16 Eyüpspor 26 5 14 7 19 37 22 -18
17 Kayserispor 26 3 12 11 20 48 20 -28
18 Fatih Karagümrük 26 4 17 5 24 46 17 -22
Veri kaynağı: Resmî TFF puan cetveli · Güncelleme: 2026-03-16 15:05:00
Şans Oyunları

ANKET | TÜM ANKETLER

SİTEMİZİ NASIL BULDUNUZ

NAMAZ VAKİTLERİ

nöbetçi eczaneler