Mattia Ahmet Minguzzi’nin öldürülmesinin ardından annesi Yasemin Minguzzi’nin uzun süredir sürdürdüğü adalet mücadelesi, çocukların işlediği ağır suçlarda uygulanan cezaları yeniden Türkiye’nin gündemine taşıdı. Minguzzi ailesi, kamu vicdanını yaralayan ağır suçlarda mevcut yaş indirimi sisteminin yeniden değerlendirilmesi yönünde çağrılar yaparken konu TBMM’de de kapsamlı biçimde ele alınmaya başladı. Minguzzi ailesinin taleplerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanlığı ile yapılan görüşmelerde gündeme getirildiği daha önce açıklanmıştı.
TBMM’de görüşülen düzenlemeye göre, 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını doldurmamış çocukların ağırlaştırılmış müebbet cezası gerektiren suçlarında temel ceza aralığının 19 yıldan 27 yıla çıkarılması öngörülüyor. Bunun yanında kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında; suçun işleniş biçimi, kastın ağırlığı, amaç ve saik gibi koşullar dikkate alınarak hâkime yaş indirimi uygulamama yetkisi verilmesi planlanıyor. Bu durumda belirli şartlarda müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet cezası verilebilmesinin önü açılabilecek.
Teklif yalnızca ceza miktarlarını değiştirmeyi hedeflemiyor. Mevzuatta kullanılan “suça sürüklenen çocuk” ifadesinin “adli süreçteki çocuk” olarak değiştirilmesi de düzenlemede yer alıyor. Ayrıca 15 yaşından küçük çocuklar için sosyal inceleme raporunun zorunlu hale getirilmesi, çocuklara yönelik koruyucu ve rehabilite edici yeni tedbirlerin uygulanması gibi başlıklar da teklif kapsamında bulunuyor.
Yasemin Minguzzi’nin kamuoyundaki çağrıları ve benzer olayların ardından oluşan toplumsal tepki, çocuk adalet sisteminin hem mağdur hakları hem de çocukların korunması açısından yeniden tartışılmasına neden oldu. Bir görüş ağır suçlarda daha güçlü caydırıcılık ve mağdur ailelerinin adalet beklentisinin karşılanmasını savunurken, diğer görüş çocukların gelişim özelliklerinin ve rehabilitasyon ilkesinin ceza sisteminde korunması gerektiğine dikkat çekiyor. TBMM’deki teklif de ceza, koruma, eğitim ve rehabilitasyon başlıklarını birlikte ele almayı amaçlıyor.
Düzenleme henüz yürürlükte bir yasa değil. Teklifin TBMM’deki yasama sürecinin tamamlanması ve kabul edilmesi halinde yeni hükümler uygulanabilecek. Bu nedenle “Yasemin Minguzzi’nin mücadelesi sonucu yasa çıktı” demek için henüz erken; ancak Minguzzi cinayeti sonrasında yükselen adalet çağrılarının çocuk suçları konusunda yürütülen yasal değişiklik tartışmalarının önemli unsurlarından biri olduğu açıkça görülüyor.