Pasifik suları, Washington ve Pekin hattındaki stratejik rekabetin askeri gövde gösterisine dönüşmesiyle yeniden ısınıyor. ABD öncülüğünde düzenlenen geniş kapsamlı deniz tatbikatları sürerken, Çin Halk Kurtuluş Ordusu Donanması’ndan caydırıcı bir hamle geldi.
Küresel ticaretin can damarı sayılan Güney Çin Denizi, kıyıdaş ülkelerin çakışan egemenlik talepleri nedeniyle adeta bir barut fıçısını andırıyor.
Bölgenin yaklaşık yüzde 90’ı üzerinde hak iddia eden Çin, uluslararası itirazlara rağmen inşa ettiği yapay adaları tam teşekküllü askeri üslere dönüştürdü.
Filipinler, Vietnam ve Brunei gibi ülkeler Pekin’in bu hamlelerine sert tepki gösterirken, ABD Donanması "seyrüsefer serbestisi" operasyonlarıyla bölgedeki Çin baskısını kırmayı hedefliyor.
Filipinler ve ABD Donanması’nın başrolü üstlendiği yıllık Balikatan tatbikatı, 16 binden fazla askeri personelin katılımıyla tarihinin en geniş kapsamlı operasyonuna imza atıyor.
Bölgesel istikrarı koruma adı altında yürütülen faaliyetler, Çin tarafından doğrudan bir askeri kuşatma girişimi olarak değerlendiriliyor.
Çin’in ulaştığı hipersonik kapasite, ABD yönetimini radikal ve maliyetli savunma projelerine yöneltti.
Donald Trump’ın en büyük öncelikleri arasına aldığı "Altın Kubbe" (Golden Dome) projesi, uzay tabanlı bir füze önleme sistemi olarak planlanıyor.
Ocak 2029’dan önce operasyonel hale getirilmesi beklenen devasa projenin, önümüzdeki on yıl içinde 175 milyar dolardan fazla bütçe gerektireceği tahmin ediliyor.
Milyarlarca dolarlık savunma yatırımı için Kongre’deki bütçe pazarlıkları devam ederken, Batılı güçlerin hipersonik teknoloji yarışında geride kaldığı gerçeği tartışılmaya devam ediyor.
ABD ve müttefiklerinin henüz aktif olarak konuşlandırılmış bir hipersonik füze envanteri bulunmuyor.
Japonya’nın tatbikatlarda kullandığı Type 88 füzeleri ise 1988 yılından kalma teknolojisiyle ancak ses altı hızlarda performans sergileyebiliyor.
KAYNAK : HABER7