Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Şimşek, sermaye piyasalarında yaşanan gelişmeler, fon soruşturması, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) yetkileri ve Mali Suçları Araştırma Kurulu'nun (MASAK) süreçteki rolüne ilişkin açıklamalarda bulundu.
Bakan Şimşek, sermaye piyasalarına ilişkin, “Sermaye piyasalarında denetim, inceleme, işlem durdurma ve yaptırım yetkisi 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'yla Sermaye Piyasası Kuruluna verilmiş. Borsa İstanbul da aynı kanun çerçevesinde piyasaların güvenli ve düzenli işleyişini sağlamakla görevli ve yetkilidir. Bu yapı bağımsız düzenleyici kurum modelinin bir gereğidir.
Bakanlığın veya bakanın şahsen bu alanlarda piyasaya doğrudan müdahale, yani SPK'nın yerine geçip fon rehberi gibi düzenlemeler yapma yetkisi yok. Burada bütün gün sanki böyle bir yetki varmış, sanki ben o yetkiyi kullanmamışım gibi bir izlenim ortaya çıktı. Riskler bizim gündemimize geldiği andan itibaren elimizdeki tüm araçları kullandık.
Önce hepinizin ifade ettiği gibi 4 Kasım 2025'te biz Sermaye Piyasaları Kongresi'nde hem ilgili kurumları hem de kamuoyunu hem de orada var olan bütün paydaşları uyardık, uyarmakla da yetinmedik. 2 Aralık 2025'te Finansal İstikrar Komitesi toplandı. Bir sürü gündem maddesi var ama en önemli gündem maddesi aşağıdaki kararları içeriyor.
Bunlar yazılı, bunlar sabit. Demişiz ki ‘manipülasyonlara karşı düzenlemelerin en kısa sürede tamamlanması gerekiyor.’ Kim yapacak bunu? İlgili kurum yapacak. Hiçbir şey yapılmadı denilemez. Adımlar atıldı Serbest fonlar ve para piyasası fonlarına yönelik ilave tedbirlerin alınması, bu kapsamda repo ve para piyasası işlemlerinin Takasbank'a taşınması, yoğunlaşma ve ilişkili taraf yatırımlarına sınır getirilmesi ve portföy içeriklerinin daha sık bir şekilde KAP'ta yayınlanmasının, yani şeffaflığın faydalı olacağı o toplantıda değerlendirildi ve karara bağlandı” ifadelerini kullandı.
Bakan Şimşek, konuşmasının devamında, “Peki, ilgili kurum ne yaptı? 9 Aralık'ta, bu 2 Aralık'ta Finansal Piyasalar Genel Müdürlüğü SPK'ya bir yazı yazıyor, ‘Finansal İstikrar Komitesi'nde biz bu daha doğrusu bu konuları konuştuk. Bu tavsiye kararları alındı. Siz ne yapıyorsunuz?’ diye. Ayın 9'unda yazılı olarak cevap veriliyor, ‘Bir çalışma grubu oluşturuyoruz.
O hususların hepsini değerlendiriyoruz.’ Ocak sonunda bize bu konuda bir çalışma gönderiliyor, taslak. Bahsettiğimiz konu taslak fon rehberi. Yani ağustos sonunda nihayet çıkartılan taslak konu. Yine ilgili genel müdürlüğümüz 11 Şubat'ta yazılı olarak SPK'ya diyor ki ‘Bu taslağı ivedilikle uygulayın’ Yaptığınız bütün düzenlemelerde tabii ki ilgili kurumların görüşlerini almak zorundasınız.
Biz SPK Başkanının görev süresi tamamlanırken duruşumuzu net bir şekilde ortaya koyduk. Ama yeni başkanın atanması, tabii ki çalışmaya başlaması, bir miktar zaman aldı. SPK, yeni başkanın başkanlığında 17 Haziran 2026'da serbest fonlara uygulanacak yeni düzenlemeler için TEFAS uygulama esaslarını onayladı.
31 Temmuz 2026'da bir adım daha atıldı. Fonların portföylerindeki borsada işlem gören gayrimenkul yatırım fonlarının ve girişim sermayesi yatırım fonlarının borsa fiyatı yerine en son açıklanan birim net aktif değerle değerlenmesine karar verildi.
28 Ağustos'ta nihayet Sermaye Piyasası Kurulu yatırım fon rehberini yayınladı. Bu süreçte ihmali ve suistimali olan varsa hesap verecektir, vermeye başladılar. Konu tüm boyutlarıyla adli mercilerce hem inceleniyor hem de şu anda gereği yapılıyor” dedi.
Bakan Şimşek, fon satışlarına ilişkin, “1-16 Eylül tarihleri arasında 440 kişi 401 milyar çekerek paralarını kurtardı mı? MKK verileri üzerinden MASAK tarafından yapılan hesaplamalara göre söz konusu 401 milyarın 306 milyar lirası fonların kendi aralarında ve grup şirketleri arasında yaptıkları işlemlerden kaynaklanıyor.
Yani dışarıya çıkan bir şey yok orada. Portföy yönetim şirketleri ve grupları arasında. Niye yapmışlar? Adli merciler hepsine bakacaklar ama bakın, tutarın dörtte üçü yatırımcı çıkışı değildir. Bu fonların doğumundan ölümüne kadar bütün işlemleri inceleniyor.
Kapalı iken tutup tasfiye kararı verilene kadar ve tasfiye bitene kadar bütün işlemler kayıt altında. MKK kayıtları çok sağlamdır. ‘Bu listeler niye açıklanmıyor?’ deniyor. Bu listelerin açıklanıp açıklanmaması hususunda benim bir engelim yok. Ben şahsen mümkünse açıklanmasını tercih ederim” ifadelerini kullandı.