Londra'da Türklerin yoğun olarak yaşadığı Tottenham bölgesinin milletvekili ve eski Dışişleri Bakanı David Lammy, X adlı sosyal medya hesabından, Türk iş insanlarının yaşadığı vize sorununa ilişkin paylaşım yaptı.
İçişleri Bakanlığının Ankara Anlaşması olarak bilinen ve 2020'de sona eren vize türüyle İngiltere'de iş kuran Türklere yönelik tutumunu eleştiren Lammy, "İçişleri Bakanlığının Ankara Anlaşması kapsamında kalıcı oturuma başvuran Türk iş insanlarına muamelesi kabul edilemez." ifadesini kullandı.
Bu durumu İngiltere'ye 1948-1973 yıllarında davet usulüyle ve resmi şekilde gelen Karayiplilerin 2017'de "kaçak göçmen" muamelesi gördüğü Windrush Skandalı'na benzeten Lammy, dikkatsizlik sonucu yapılan hataların yıkıcı sonuçlara yol açtığını belirterek İçişleri Bakanlığını harekete geçmeye çağırdı.
The Home Office's treatment of Turkish businesspeople applying for ILR through the Ankara Agreement is outrageous and reminiscent of the Windrush Scandal. Callous and careless mistakes are being made with devastating impacts. The Home Office must act now. https://t.co/gIhkEmto4s
— David Lammy (@DavidLammy) November 8, 2026Öte yandan, İngiliz The Guardian gazetesi ise Ankara Anlaşması kapsamında yapılan kalıcı oturum başvurularında önemli bir düşüş yaşandığını yazdı. Habere göre, geçen yılın ocak-haziran aylarında 3 bin 378 başvurunun onaylandığı İngiltere'de, bu yılın aynı döneminde onaylanan başvuru sayısı 745'e düştü.
Bazı başvuruların ise daha önce belirtilmeyen kurallara dayanılarak reddedildiği kaydedildi. Bunlar arasında Kovid-19 döneminde Türkiye'de kansere yakalandığını öğrenen ancak İngiltere Ulusal Sağlık Hizmetleri (NHS) tarafından risk gerekçesiyle seyahat etmesi önerilmediği için Türkiye'de tedavi olan bir kadın da yer aldı.
Kadının üç çocuğuyla kısa sürede İngiltere'den ayrılması istenirken, bir diğer Türk iş insanının başvurusu ise "sosyal medya hesabı" talep edilmemesine rağmen başvuruda sosyal medya hesabını belirtmemesi gerekçe gösterilerek reddedildi.
İçişleri Bakanlığı ise Ankara Anlaşması başvurularının geçmişte olduğu gibi ele alındığını ve her başvurunun özel olarak değerlendirildiğini belirterek, suçlamaları kabul etmedi.
KAYNAK : AA