SON DAKİKA HABERİ: TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına bugün itibarıyla başladı. İlk oturumda milletvekillerine hitap eden TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, yeni anayasa çalışmalarından terörle mücadeleye, ekonomideki şeffaflıktan Filistin davasına kadar gündeme ilişkin çok önemli mesajlar verdi.
Geçtiğimiz çalışma döneminde milletin geleceği adına Terörsüz Türkiye için mühim bir eşiği hep birlikte aştıklarını anlatan Kurtulmuş, "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmaları sırasında her görüşten, farklı kanaati fevkalade demokratik bir olgunluk içinde bir araya getirdik. Komisyon raporunun ittifaka yakın bir mutabakatla kabulü önümüzde tarihi bir kapıyı araladı. Ardından 10 Ağustos tarihinde Meclis'te Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Geliştirilmesine Dair Kanun'un 467 gibi rekor bir oyla kabul edilmesiyle de o kapı sonuna kadar açıldı, hayırlı uğurlu olsun." ifadelerini kullandı.
Silahlı örgütün fesih ve silahlarını bırakmasının yetkili kurumların teyidine tabi olduğunu belirten Kurtulmuş, şunları kaydetti:
"Kanunda öngörülen şartların tamamlanması izlenecek yolun hukuki sigortasıdır. Devletin ilgili birimleri kendi görevlerini yerine getirirken Parlamentomuz da millet adına sürecin takibini devam ettirecektir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulacak izleme komisyonunda siyasi partilerin temsiliyle müşterek sorumluluğu hep beraber devam ettireceğiz. Geldiğimiz safhada Meclisimize üç sorumluluk düşmektedir: İlki, kanunun tatbikini kuracağımız izleme komisyonu marifetiyle takip etmektir. İkincisi, terör örgütünün fesih ve silahsızlanmasına ilişkin güvenlik kurumlarının yapacağı tespitleri, yürütmenin dosya bazındaki kararlarını hukuk ölçüsü içerisinde izlemektir. Üçüncüsü ise, ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemeler olduğu takdirde bu konuları mutabakatla ele almak için gayret etmektir."
Terörsüz Türkiye'ye ulaşmak için atılan bu kanuni adımların terörsüz bölge hedefinin de ana taşlarını oluşturacağına dikkat çeken Kurtulmuş, "Bir asır evvel dağılan coğrafyamızın halkları arasında yeniden güven kurulmasına öncülük edeceğimiz bir dönemin başındayız. Komşularımızın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı biçimde bölgesel güvenliği ve huzuru artıracak ilişkileri geliştireceğiz." diye konuştu.
Cumhuriyetin ikinci asrında reform iradesinin canlı tutulması gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, "Darbe döneminin izleri artık tamamen geride kalmalıdır. Darbe döneminin izlerini taşıyan anayasal çerçeveyi milletin katılımıyla yenilemek mecburiyetindeyiz. Türkiye'nin 150 yıllık anayasacılık birikimini özgürlükçü bir metin üzerinde uzlaşarak taçlandırabiliriz. Yeni, çağdaş, demokratik, sivil ve katılımcı bir anayasa ihtiyacı hepimiz için, milletimiz için ertelenemez bir sorumluluktur. Cumhuriyetimizin temel nitelikleri ve anayasanın ilk 4 maddesi etrafında gereksiz tartışmalar üretmeden, ortaklaşabileceğimiz alanlarda çalışmalarımızı yoğunlaştırmalıyız." dedi.
Ayrıca İçtüzük çalışmalarını Parlamentonun etkinliğini artıracak bir anlayışla ele almak durumunda olduklarını ifade eden Kurtulmuş, Siyasi Partiler Kanunu ile Seçim Mevzuatı'nın yenilenmesinin de aynı anlayışla ele alınması gerektiğini belirterek, "Parti içi katılımı artıracak ve seçmenle temsilci arasındaki bağı kuvvetlendirecek daha demokratik teklifler müzakere edilmelidir." ifadelerini kullandı.
Siyasete duyulan güveni artırmanın siyasetçinin hesap verme sorumluluğunu kuvvetlendirmeyi gerektirdiğini anlatan Kurtulmuş çarpıcı açıklamalarda bulunarak, "Demokrasinin derinleşmesiyle aş ve ekmek arasındaki bağı daha açık konuşmalıyız. Şeffaflığın arttığı ve kuralların eşit uygulandığı yerde dürüst çalışanlar da değer kazanacaktır. Çetelere, kamu kaynaklarına el uzatan yapılara ve haksız kazanç düzeneklerine karşı mücadele kuvvetlenir." dedi.
Tasarruflarını değerlendirmek isteyen vatandaşların yaşadığı kaygıları son günlerde dikkatle takip ettiklerini belirten Kurtulmuş, "Usulsüzlük ve haksız kazanç iddiaları tüm yönleriyle sonuna kadar araştırılmalı, kime kadar gidiyorsa mutlaka hesap sorulmalıdır. Yargının bağımsız incelemesi sürerken ilgili kurumlar ekonomik güveni koruyacak tedbirleri titizlikle uygulamalıdır. Sorumluluğu belirlenenlerin hukuk önünde hesap vermesi yatırımcının korunması ve yatırımların sürmesi açısından gereklidir." diye konuştu.
Dünya üzerinde gerilimler, çatışma ve savaşların arttığına işaret eden Kurtulmuş, "Sayın Cumhurbaşkanımızın vurguladığı gibi iç kalenin tahkimi vatandaşlarımızın birbirine ve kurumlara güveninin artmasına vesile olacaktır. Halkın katılımına açık yasama faaliyetleri toplumsal dayanışmayı güçlendirecektir." ifadelerini kullandı.
İsrail saldırganlığının bölge halklarının geleceğini tehlikeye attığını belirten Kurtulmuş, "1967 sınırları temelinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız Filistin Devleti'nin kurulmasını sağlayacak iki devletli çözümü sonuna kadar her ne pahasına olursa olsun destekleyeceğiz." dedi.
7 Ekim olaylarından bu yana 28. Dönemde TBMM'de Filistin ile ilgili 9 kez Başkanlık Tezkeresi ya da ortak karar alındığını hatırlatan Kurtulmuş, Konya'da oynanan Filistin Milli Takımı ile Konyaspor arasındaki maça değinerek şunları kaydetti:
"Konya, Kudüs'ün kardeşidir. Bu çerçevede Konya'daki bu maçın sadece bir futbol şöleni olmanın ötesinde Türk halkının Filistin davasına verdiği sınırsız desteğin de açık bir meşalesi olması anlamlıydı. Hele hele maçın 89. dakikasının 59. saniyesinde skorboarda yazılan 'Filistin özgür olana kadar maçı tehir ediyoruz' sözü insanlığın belleğine kazınmış, unutulmayacak bir hatıradır. Biz de buradan diyoruz ki: Filistin özgür olana kadar Filistin davasını takip etmeye Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak asla vazgeçmeyeceğiz, asla bırakmayacağız."
Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve uluslararası statüsünü savunmayı sürdüreceklerini belirten Kurtulmuş, İstanbul'da gerçekleştirilen NATO Meclis Başkanları Zirvesi ve 30 yıl aradan sonra yapılan Parlamentolararası Birlik'in 152. Genel Kurulu'na dikkat çekerek, Türkiye'nin tezlerini tüm dünyaya duyurduklarını aktardı.
Meclis'in dünyanın en yoğun çalışan parlamentoları arasında yer aldığını vurgulayan Kurtulmuş, "Fikirlerimizi kararlılıkla savunalım, tamam; fakat karşı görüşü de dikkatle dinlemeyi başarabilelim. Nezaketi korumak siyasi itibarlarımızın da iddialarımızın da itibarını yükseltir. Söz hakkına riayet ederken incitici ifadelerin ve kavga görüntülerinin sözümüzün ağırlığını zedelemesine lütfen fırsat vermeyelim." diyerek milletvekillerine uzlaşı çağrısında bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Meclis'in yeni yasama dönemi için Meclis'e geldi. Erdoğan, Meclis Genel Kurulu'nda konuşma yapacak.
KAYNAK : Haber7, AA