EKONOMİ Borsa günü düşüşle tamamladı
Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,38 değer kaybederek 12.592,76 puandan tamamladı.
Küresel piyasalarda ons altın fiyatı yeni haftaya sert düşüşle başladı. Ons, dünkü işlemlerde %3,97 gibi yüksek bir değer kaybı ile 4.115 dolardan kapanış yaptı. Bugünkü ilk işlemlerde ise satış baskısının hafiflediği gözlemlenirken, TSİ 06:00 itibarıyla ons altın 4.137 dolardan fiyatlandı.
Spot piyasada işlem gören gram altın fiyatı da dün %3,84 geriledi ve 6.480 TL'den kapanış yaptı. 29 Eylül 2026 gram altın fiyatı da 6.518 TL'den güne başladı.
Altındaki düşüşte ABD tahvil getirilerindeki yükseliş, doların güçlenmesi ve teknik seviyelerin aşağı kırılması öne çıkıyor. ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5,27 ile yeni zirveye yükselmesi de değerli metal üzerindeki baskıyı artıran unsurlardan biri oldu. Bunun yanında yüksek petrol fiyatlarının enflasyon endişelerini canlı tutması, güçlü ABD ekonomik verileri ve piyasaların Fed'den yeni faiz artışları beklemeye başlaması altının kısa vadeli görünümünü zorlaştırıyor.
Piyasaların gözü bu hafta ABD'den gelecek kritik verilere çevrildi. Çarşamba günü açıklanacak PCE enflasyon verisi ile cuma günü yayımlanacak tarım dışı istihdam rakamları, Fed'in faiz patikasına ilişkin beklentiler açısından yakından izlenecek. Güçlü gelebilecek veriler yüksek faiz beklentilerini de desteklerse, altın üzerindeki baskının artabileceği ifade ediliyor.
Saxo Bank Emtia Stratejisti Ole Hansen, “Altın fiyatlarındaki zayıflık yükselen tahvil getirileri, daha güçlü dolar ve ons fiyatında destek seviyelerin kırılmasının ardından yaşanan teknik satış baskısının bir kombinasyonunu yansıtıyor. Bu durum 1 Ekim'de başlayacak ‘Altın Hafta’ tatili öncesinde Çinli yatırımcıların kâr alma hareketleriyle daha da güçlenebilir” uyarısında bulundu. Hansen, özellikle ABD 10 yıllık reel tahvil getirisinin yüzde 2,85 ile son 18 yılın en yüksek seviyesine çıkmasına dikkat çekiyor. Bu yükseliş, faiz getirisi sağlamayan altını elde tutmanın fırsat maliyetini önemli ölçüde artırıyor. Piyasalarda gelecek yıl nisan ayına kadar FED'den 25 baz puanlık üç faiz artışı daha fiyatlanıyor.
Bu arada son dönemde altın ETF'lerine olan güçlü talebe de dikkat çeken Hansen “Temel soru, bu talebin kalıcı olup olmayacağıdır. Bu nedenle odak noktası, özellikle faiz oranlarına daha az duyarlı ve sürekli yüksek borçlanma maliyetlerinin finansal sonuçları konusunda daha endişeli görünen yatırımcılardan gelen ETF akışları üzerinde kalacaktır. Daha yüksek tahvil getirileri, geleneksel olarak altını olumsuz etkileyebilir. Ancak aynı zamanda mali baskıları ve borç ödeme maliyetlerini artırabilir. Finansal risklere karşı koruma olarak da altına uzun vadeli talebi potansiyel olarak güçlendirebilir” dedi.
KAYNAK : Türkiyegazetesi.com.tr