Yoksa hastane kuyruklarında sabahlamayı mı?
Baban, karın, çocuğun hastanede rehin kalırken yaşadığın aşağılanmayı mı özledin?
Doğu veya Güneydoğu illerimizden birinde görev yaparken bir yolunu bulup tayinini Ankara’ya çıkarmış.
Anne baba ve diğer akrabalarını terör belası yüzünden
Mahrumiyet bölgesi olduğu için terketmek zorunda kalmış.
Çocuğu hasta olsa doktor yok. Doktor varsa da devlet ona öyle bir fatura çıkarıyor ki ödeyemiyor.
Çocuğu veya karısı hastanede rehin kalıyor
Çocuğu büyüyüp okutmak istese üniversite yok.. Yol yok.. Havaalanı yok.. Mezun olsa iş yok.
Bir yerde iş ilanı görüp müracaat etse on bin kişi arasından kabul edilme ihtimali yok...
Oğlu bir şirketin mümessili olarak Avrupa ve Amerika arasında gidip geliyor maaşını dolarla alıyor.
Kendisi Ankara bürokratı olup zamanında tatil beldesinde bir yer kapatmış yazlığı var. Belli ki emekli maaşı da yüksek.
Yazın gelip Akdeniz’in o latif sularında yüzüp tatilin keyfini çıkarıyor
Kendisine bu güzel imkânları sağlayan Cumhurbaşkanımıza laf çakıp içinin yağlarını eritmeye kalkınca
O yağlar bir daha erimemek üzere dondu kaldı.
Adam yaşını başını almış geçmişi de bugünü de biliyor.
Yani mukayese yapacak bir yaşta ama inadı vicdanını kilitlemiş durumda.
Geçmişte ekmeğin aslanın ağzında olduğunu da çok iyi biliyor. Çalışacak iş bulana aşk olsun…
Eğer otelciler Türk Cumhuriyetlerinden, Afrika'dan
Asya'nın muhtelif yerlerinden eleman getirmemiş olsalardı eleman yetersizliğinden çoğu otelini kapatır kapısına kilit vururdu.
Akdeniz ve Ege bölgesi hem Turizm hem de yaş meyve sebze bakımından münbit bir bölgemiz.
Sera ve tarlalarda çalışan tüm işçileri otellere gönderme imkânı olsa bile yine de sayı yeterli olmazdı.
Turizm bölgesi dediğimiz yerlerde sadece otel çalışanı aranmıyor.
Turistlerin çıkıp alışveriş yapması için tezgahtar.. tarihi ve ören yerlerini gezmesi için tur rehber ve şoför.. yamaç paraşütü, rafting, zıpline, deniz paraşütü vb gibi aktiviteler için hoca.. ada ve koyları gezmek için kaptan…
Ve bu aktiviteler için de yardımcı elemanlara ihtiyaç var.
Haliyle bu işler için değil yetişmiş eleman vasıfsız düz eleman dahi bulunamıyor.
Endonezya, Filipinler, Kenya ve Türk Cumhuriyetleri (Tacikistan, Kırgızıstan, Özbekistan) gibi ülkelerden işçi getiriliyor. Gelenler yaş olarak ya çoluk çocuğunu bırakıp gelmiş
Evlenecek çağdaki gençler bunlar… Yani şartları kolay değil
Ama alacakları 500 $ aylık onlar için büyük bir para.
Birkaç yıl çalıştıktan sonra memleketine dönüp yuva kurma hayaliyle,
Sabahtan akşama kadar büyük bir titizlikle çalışmak zorundalar.
Yerlerine gelmek için sırada bekleyen binlercesi var.
Burada alacakları asgari ücretle memleketinde ev sahibi olabiliyor.
Kendi memleketinde 100 dolara iş bulamazken burada 500 $ onlar için bir servet…
Aynen şu Türk Cumhuriyetleri’nden, Endonezya’dan, Filipinler vs. memleketlerden buraya gelmek için can atanlar gibi
Aynı şartlarda Almanya’ya gitmek için can attığımızı unutmuş şimdi kalkmış “25 yıl yeter!” diyor.
Yerine getirip iktidar yapmak istediği parti de hırsız, uğursuz ve yolsuzluğun kitabını yazmış adam ve madamlarla dolu.