Sandıktan demokratların çıkması ne anlama geliyor?


Bartu Eken isimli köşe yazarının Sandıktan demokratların çıkması ne anlama geliyor? başlıklı yazısı. Haber 7

Güncelleme: 05-11-2026 11:06:00 Tarih: 05-11-2026 10:06

Sandıktan demokratların çıkması ne anlama geliyor?

Amerika Birleşik Devletleri'nde siyasi dengeler değişti. Ara seçimlerde Demokratlar Senato ve Temsilciler Meclisi'ni kazandı. Texas, Kansas ve Güney Carolina gibi Cumhuriyetçilerin yıllardır üstünlük kurduğu bölgelerde yönetim değişti.

Öncelikle önemli bir ayrımı açıklamak gerekiyor. Birleşik Devletler'de başkanın partisinin Kongre'de çoğunluğu kaybetmesi, başkanın görevden ayrılması anlamına gelmiyor. Trump 2029'a kadar görevde kalacak. Ordunun başkomutanı olmaya, diplomatik müzakereleri yürütmeye ve kanunların kendisine tanıdığı yetkileri kullanmaya devam edecek.

Ancak 3 Ocak'ta yeni Kongre göreve başladığında alışılmadık bir güç dengesi oluşacak. Yasama, bütçe ve kongre denetimi Demokratların eline geçecek.

Amerikan sisteminde Kongre'nin en önemli yetkilerinden biri federal bütçeyi belirlemek. Başkan yönetimin harcama önceliklerini açıklayabiliyor ancak gerekli kaynakların tahsis edilmesinde Kongre'nin onayı gerekiyor.

Demokratların elindeki ikinci önemli güç ise Senato onayları. Amerikan başkanı bakanları, büyükelçileri, üst düzey kamu görevlilerini ve federal yargıçları aday gösterebiliyor. Ancak bu isimlerin önemli bir bölümü Senato onayına ihtiyaç duyuyor. Yeni dönemde Trump'ın tercih ettiği bazı isimlerin onaylanması zorlaşabilir.

Üçüncü mesele soruşturmalar. Demokratların yönettiği Kongre komisyonları, bakanları ve üst düzey yetkilileri ifadeye çağırabilir. İran savaşının maliyetinden göçmen politikalarına kadar birçok konuyu araştırabilir.

Ancak bütün bunların sınırları var. Trump'ın veto yetkisi devam ediyor. Demokratların kabul ettiği bir yasayı engelleyebilir. Bunun aşılması için iki kanatta da üçte iki çoğunluğa ihtiyaç duyuluyor. Senatoda çoğu kanun teklifinin ilerleyebilmesi için ayrıca 60 senatörün desteği gerekiyor. Yani Demokratlar Kongre'yi kazandı diye Amerika'nın bütün politikalarını değiştirebilecek değiller.

Ankara açısından seçimlerin önemli sonuçlarından biri savunma sanayiinde ortaya çıkabilir. Çünkü Demokratların Türkiye'ye yönelik tutumu geçmişte birçok kez Washington ile Ankara arasında anlaşmazlıklara neden oldu.

Örneğin Demokrat Senatör Bob Menendez, Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanlığı döneminde Türkiye'ye F-16 satışını uzun süre engelledi. Türkiye'nin Yunanistan'la yaşadığı sorunları, İsveç'in NATO üyeliğini ve insan hakları meselelerini gerekçe gösterdi.

Suriye konusunda da benzer sorunlar yaşandı. 2019 yılında Türkiye'nin düzenlediği Barış Pınarı Harekatı, sert tepkilerle karşılandı. Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nin Demokrat Başkanı Eliot Engel Türkiye'ye yaptırım uygulanmasını öngören bir yasa teklifine öncülük etti.

Dönemin Demokrat liderleri Nancy Pelosi ve Chuck Schumer de harekata karşı açıklamalar yaptı. Washington'ın Suriye'de birlikte çalıştığı SDG/YPG'yi destekledi.

Bir başka önemli gelişme 2021 yılında yaşandı. Demokrat Başkan Joe Biden, 1915 olaylarını resmen soykırım olarak tanımladı. Dolayısıyla Ankara'nın Demokratlarla geçmişte yaşadığı anlaşmazlıklar yalnızca silah satışlarından ibaret değil.

Asıl dikkat edilmesi gereken gelişmelerden biri ise oldukça yeni. Haziran 2026'da Trump yönetimi, Türkiye'ye 700 milyon doları aşan savunma malzemesi ihracatının önünü açtı. Bunların arasında KAAN savaş uçağı programıyla ilişkili Amerikan yapımı F110 motorlarının satış süreci de bulunuyor. Ancak Demokrat Temsilci Gregory Meeks bu karara itiraz etti. Yönetimin Kongre'nin inceleme taleplerini dikkate almadığını belirtti.

Meeks'in Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanlığına gelmesi halinde Türkiye'ye yönelik savunma anlaşmalarında daha sıkı denetimler gündeme gelebilir. Burada KAAN'ın geleceğini yalnızca Amerikan motorlarına bağlı değerlendirmek de yanlış olur. Türkiye millî motor geliştirme çalışmalarını sürdürüyor. Ancak mevcut geliştirme ve üretim takviminde Amerikan teknolojisinin önemli bir rolü bulunuyor.

Benzer bir durum F-35 programı için de geçerli. Trump geçtiğimiz aylarda Türkiye'ye yönelik yaptırımların kaldırılabileceğini ve F-35 satışının değerlendirilebileceğini açıkladı. Ancak Kongre tarafından kabul edilen kanunlarda S-400 hava savunma sistemleri nedeniyle önemli kısıtlamalar bulunuyor. Türkiye'nin bu sistemlere sahip olmaya devam etmesi, F-35 programına dönüşün önündeki temel hukuki sorunlardan biri. Dolayısıyla Erdoğan ile Trump'ın siyasi olarak anlaşması tek başına yeterli değil. Amerikan kanunlarında değişiklik yapılması veya mevcut hükümler çerçevesinde gerekli şartların karşılanması gerekiyor.

Demokratların Kongre'deki çoğunluğu bu nedenle önemli. Bununla birlikte Türkiye'nin yalnızca Beyaz Saray'la anlaşarak sonuç alabildiği bir dönemden, Kongre'deki farklı siyasi gruplarla da uzlaşmak zorunda olduğu bir döneme geçildiğini söylemek mümkün.

Demokratlar seçim kampanyalarında bu konuyu yoğun biçimde kullandı. Trump'ın İran'a yönelik askeri operasyonları Kongre'nin açık onayı olmadan yürütmesini eleştirdi.

Sonuçların ardından İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf Amerikan halkının savaşa karşı oy kullandığını savundu. Demokrat Parti'nin önemli bir bölümü İran'a karşı yaptırımların ve diplomatik baskının sürdürülmesini savunuyor. Aradaki temel fark askeri güç kullanımının sınırları ve Kongre'nin bu kararlar üzerindeki denetimi konusunda ortaya çıkabilir.

Trump seçim günü yaptığı açıklamada Netanyahu'yla anlaşarak İsrail'e verilen yıllık yaklaşık 4 milyar dolarlık mali desteği 2026 sonunda durduracaklarını söyledi. Demokratların kontrolündeki yeni Kongre bu konuyu gündemine alabilir. Bazı siyasetçiler İsrail'e yapılan askeri yardımların durdurulmasını savunuyor. Bazıları yardımların insan hakları ve uluslararası hukuk şartlarına bağlanmasını istiyor.

Bir başka grup İsrail'in güvenliğinin desteklenmesi gerektiğini düşünüyor. Bu nedenle Demokratların Kongre'yi kazanması, Amerika'nın İsrail'e desteğinin sona ereceği anlamına gelmiyor.

Demokratların Kongre çoğunluğunu kazanması Avrupa'da da yakından takip ediliyor. Çünkü Trump'ın Ukrayna politikası Biden döneminden farklı. Washington doğrudan askeri ve mali desteğini önemli ölçüde azaltırken Avrupalı ülkelerin finanse ettiği Amerikan silahlarının tedariki devam ediyor. Demokratlar ise Ukrayna'ya desteğin artırılmasını ve Rusya'ya karşı daha güçlü ekonomik tedbirler uygulanmasını savunuyor.

Seçimlerden çıkan en önemli sonuçlardan biri Amerikan seçmeninin Trump yönetimine yönelik denetimin artırılmasını istemesi. Ancak bu durum Demokratların bütün politikalarının toplum tarafından onaylandığı anlamına gelmiyor. Demokratlar, Kongre çoğunluğunu kazanmalarına rağmen Amerikan ekonomisini ve dış politikasını tek başlarına yönetemeyecekler.




Bu haber 34217 defa okunmuştur.


Etiketler :


Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.


FACEBOOK YORUM Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER DÜNYA Haberleri

YAZARLAR

ÇOK OKUNAN HABERLER

HAVA DURUMU

İzmir
Parçalı bulutlu
7°
Rüzgar 13 km/s
Cumartesi
Bulutlu
6° / 12°
Pazar
Bulutlu
7° / 16°
Pazartesi
Bulutlu
7° / 16°

PUAN DURUMU

Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 26 20 2 4 62 18 64 +44
2 Fenerbahçe 26 16 1 9 57 27 57 +30
3 Trabzonspor 26 17 3 6 52 29 57 +23
4 Beşiktaş 26 14 5 7 47 30 49 +17
5 Göztepe 26 11 5 10 30 20 43 +10
6 Başakşehir FK 26 12 8 6 44 30 42 +14
7 Samsunspor 26 8 7 11 29 31 35 -2
8 Kocaelispor 26 9 11 6 23 27 33 -4
9 Gaziantep FK 26 8 9 9 35 42 33 -7
10 Çaykur Rizespor 26 7 10 9 32 36 30 -4
11 Alanyaspor 26 5 8 13 28 32 28 -4
12 Konyaspor 26 6 11 9 30 39 27 -9
13 Gençlerbirliği 26 6 13 7 28 36 25 -8
14 Kasımpaşa 26 5 12 9 22 36 24 -14
15 Antalyaspor 26 6 14 6 25 43 24 -18
16 Eyüpspor 26 5 14 7 19 37 22 -18
17 Kayserispor 26 3 12 11 20 48 20 -28
18 Fatih Karagümrük 26 4 17 5 24 46 17 -22
Veri kaynağı: Resmî TFF puan cetveli · Güncelleme: 2026-03-16 15:05:00
Şans Oyunları

ANKET | TÜM ANKETLER

SİTEMİZİ NASIL BULDUNUZ

NAMAZ VAKİTLERİ

nöbetçi eczaneler