ANKARA – ÖZEL HABER
St Clements University'nin Türkiye bağlantılı faaliyetleri ve Bilal Semih Bozdemir'in kullandığı belirtilen akademik ve idari unvanlarla ilgili tartışmalar yeni soruları beraberinde getirdi.
Dosyanın merkezinde ise tek bir temel talep bulunuyor:
İddialar karşılıklı açıklamalarla değil, doğrulanabilir ve güncel resmî belgelerle açıklığa kavuşturulsun.
Cumhurbaşkanlığı, Adalet Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, YÖK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları başta olmak üzere ilgili kurumlara, dosyada yer alan belge ve iddiaların kapsamlı biçimde incelenmesi çağrısında bulunuluyor.
Bilal Semih Bozdemir ve St Clements University hakkında daha önce İnternette Haber'de yayımlanan “Akademik Görünümün Arkasında Şüpheli Bir Yapı mı Var?” başlıklı haber, tartışmanın kamuoyuna taşınan önemli noktalarından biri olmuştu.
İnternette Haber'deki ilgili haber
Uzun süre diploma beklediklerini belirten öğrencilerin şikâyetlerinin ardından, tarafımıza aktarılan bilgi ve belgelere göre Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2026/43561 numaralı dosyası kapsamında soruşturma süreci başlatıldı.
Bazı öğrencilerin Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün ilgili biriminde ifadeye çağrıldığı da belirtiliyor.
Ancak soruşturmanın varlığı, adı geçen herhangi bir kişinin suçlu olduğu anlamına gelmiyor. Dosyanın hukuki sonucunu belirleyecek olan soruşturma makamları ve yargıdır.
Dosyadaki önemli başlıklardan biri St Clements University'nin YÖK okul tanıma sistemindeki durumu.
Daha önce alınabildiği belirtilen okul tanıma/tanınırlık çıktısına yaklaşık üç aydır ulaşılamadığı ileri sürülüyor.
Bu nedenle YÖK'ten şu konunun açıklığa kavuşturulması isteniyor:
St Clements University'nin tanınma durumunda herhangi bir değişiklik, askıya alma veya inceleme bulunuyor mu?
Varsa bunun devam eden soruşturmayla herhangi bir bağlantısı var mı?
Bu konuda yapılacak resmî bir açıklama, kamuoyundaki soru işaretlerinin önemli bir bölümünü ortadan kaldırabilir.
Dosyanın doğrudan öğrencileri ilgilendiren bölümü ise teslim edilmediği ileri sürülen diplomalar.
Bazı öğrencilerin diplomalarını alabildiği, ancak başka öğrencilerin aylarca veya yıllarca beklediği iddia ediliyor.
Bu nedenle şu soruların yanıtlanması gerekiyor:
Kaç öğrenci hâlen diploma bekliyor? Diplomalar hangi kurum tarafından düzenleniyor? Teslimat neden gecikiyor?
Öğrencilerin kayıt ve diploma işlemleri kapsamında hangi kurumla hukuki ilişki kurduğu da ayrıca açıklığa kavuşturulmalı.
Tartışmanın en önemli başlığı Bilal Semih Bozdemir'in “St Clements University Türkiye Dekanı” ve “Türkiye Temsilcisi” olarak tanıtılması.
Burada sorulan soru kişinin geçmişte herhangi bir yetki alıp almadığından farklı:
Bozdemir'in 2026 yılı itibarıyla bu iki unvanı kullanmaya devam etmesine olanak sağlayan güncel yetkilendirme belgesi var mı?
Varsa belgenin tarihi, kapsamı, geçerlilik süresi ve yetkiyi veren kurum açıklanabilir.
Böyle bir belgenin yayımlanması durumunda bu başlıktaki tartışmanın önemli ölçüde sona ermesi mümkün.
Bozdemir tarafından kamuoyuna sunulan üç İngilizce belgede Somaliland ile ilişkili danışmanlık ve St Clements University adına araştırma faaliyetlerine yönelik ifadelerin bulunduğu görülüyor.
Ancak burada cevap bekleyen konu şu:
Bu belgeler aynı zamanda St Clements University Türkiye Dekanlığı veya Türkiye Temsilciliği yetkisi veriyor mu?
Somaliland'da yürütülen bir görev veya araştırma faaliyetiyle Türkiye'deki kurumsal temsil ve dekanlık yetkisinin birbirinden ayrılması gerekiyor.
Belgeler gerçek ve geçerli kabul edilse dahi, Türkiye'deki yetkilendirmenin ayrıca hangi belgeye dayandığı açıklanmalı.
Bozdemir'in yetkisine dayanak olarak gösterilen kayıtlar arasında Zenodo'da bulunan bir belge de yer alıyor.
Zenodo'daki St Clements University Appointment Certificate belgesi
Burada iki farklı tarih önem taşıyor.
Belgenin içeriğinde geçmiş tarihli bir yetkilendirmeden söz edilirken, Zenodo kaydının 09 Nisan 2026 tarihinde sisteme eklenmiş olduğu belirtiliyor.
Bir belgenin 2026 yılında dijital platforma yüklenmesi elbette belgenin o tarihte oluşturulduğunu tek başına kanıtlamaz.
Ancak tam tersine, geçmiş tarihli bir belgenin 2026 yılında platforma yüklenmiş olması da yetkinin 2026 yılında hâlen geçerli olduğunu tek başına kanıtlamaz.
Dolayısıyla yine aynı soruya dönülüyor:
2026 yılı için güncel dekanlık ve Türkiye temsilciliği belgesi nerede?
Belgede Melbourne Konsolosluğu ile ilişkilendirilen el yazılı onay ve imzaların gerçekliği konusunda da ilgili resmî makamların teyidinin alınması isteniyor.
Dosyada yer aldığı belirtilen geçmiş tarihli başka belgelerde ise Akademipress/Tercümepress'e Türkiye'de St Clements University kampüsü kurulmasına yönelik bir yetkilendirmeden söz edildiği belirtiliyor.
Aynı belgelerde Bilal Semih Bozdemir'in kurulması planlanan kampüsün dekanı olarak görevlendirildiğine ilişkin ifadeler bulunduğu ileri sürülüyor.
Belgelerin gerçek ve geçerli olduğunu kabul ettiğimizde bile ortaya başka bir soru çıkıyor:
Söz konusu kampüs kuruldu mu?
Kurulduysa hangi şehirde ve hangi adreste?
Hangi izinlerle faaliyet gösterdi?
Kurulmadıysa, hayata geçirilmeyen bir kampüse yönelik geçmiş tarihli dekanlık görevlendirmesi bugün nasıl değerlendiriliyor?
Ve daha önemlisi, bu görevlendirmenin ardından geçen yıllar içerisinde yeni ve güncel bir yetkilendirme yapıldı mı?
Bir başka tartışma Gürcistan şirket kayıtlarından kaynaklanıyor.
Companyinfo.ge üzerinde bulunduğu belirtilen kayıtlarda “Stclements University LTD” isimli şirket ile Bilal Semih Bozdemir arasında ortaklık ilişkisi bulunduğu ileri sürülüyor.
Kayıtlarda ortaklık yapısının yüzde 50'sinin Bilal Semih Bozdemir'e, diğer yüzde 50'sinin ise “David Joni Le Kornu” isimli kişiye ait olduğu belirtiliyor.
Bu isim ile St Clements University ile ilişkilendirilen David Le Cornu arasındaki benzerlik de dikkat çekiyor.
Ancak isim benzerliği tek başına kişilerin aynı kişi olduğunu kanıtlamaz.
Bu nedenle resmî kayıtlardan açıklığa kavuşturulması gereken husus şudur:
David Joni Le Kornu ve David Le Cornu aynı kişi mi?
Ayrıca “Stclements University LTD” şirketinin St Clements University ile resmî ve hukuki bağlantısının ne olduğu, hangi amaçla kurulduğu ve Türkiye'deki faaliyetlerle bağlantısı bulunup bulunmadığı araştırılmalı.
Türkiye'de öğrenci kayıt bürosu olarak faaliyet gösterdiği belirtilen bazı bayilere çeşitli belgeler sunulduğu ileri sürülüyor.
Ancak bu belgelerde yetkinin doğrudan Bilal Semih Bozdemir'e değil, Akademipress/Tercümepress'e kampüs kurulması amacıyla verildiği belirtiliyorsa bunun hukuki sonucu ayrıca incelenmeli.
Bir tüzel kişiliğe kampüs kurulmasına ilişkin verilen yetki ile gerçek kişinin günümüzde “Türkiye Dekanı” veya “Türkiye Temsilcisi” sıfatını kullanması aynı konu değildir.
Bu nedenle bayilere sunulduğu belirtilen belgelerin asıllarının, düzenlenme tarihlerinin, imzalarının, geçerlilik sürelerinin ve bugünkü hukuki durumlarının soruşturma makamlarınca incelenmesi isteniyor.
Dosyada mali boyuta ilişkin de ciddi iddialar bulunuyor.
Öğrenci ve bayiler tarafından eğitim, kayıt ve diploma işlemleri nedeniyle PSYFED ile ilişkilendirilen hesaplara yüksek tutarlarda para gönderildiği ileri sürülüyor.
Bu noktada herhangi bir rakamı doğrulanmış mali usulsüzlük olarak sunmak yerine banka ve muhasebe kayıtlarının incelenmesi gerekiyor.
Yetkili kurumların şu sorulara cevap araması talep ediliyor:
Toplam ne kadar tahsilat gerçekleştirildi? Paralar hangi hukuki ilişki kapsamında alındı? Ödemelerin karşılığında fatura düzenlendi mi? Gelirler hangi tüzel kişiliğin muhasebe kayıtlarına işlendi?
Bunların tamamı banka kayıtları, faturalar ve vergi kayıtları üzerinden objektif biçimde tespit edilebilir.
Mali incelemenin bir başka ayağını yetkilendirme ile tahsilat arasındaki ilişki oluşturuyor.
Eğer Türkiye'deki eğitim/kampüs faaliyetine ilişkin geçmiş tarihli yetki gerçekten Akademipress/Tercümepress'e verilmişse, öğrencilerden yapılan tahsilatların hangi kişi veya kuruluş adına gerçekleştirildiği önem kazanıyor.
Yetkili kuruluş ile tahsilatı gerçekleştiren kuruluş aynı mı?
Değilse aralarındaki sözleşmesel ve hukuki ilişki nedir?
Bu sorunun cevabı da ilgili şirket, banka ve muhasebe kayıtlarının birlikte incelenmesiyle ortaya çıkacaktır.
Turhal Kaymakamlığı'nın resmî sosyal medya hesabında Dz. Müh. Tğm. Onur Emre Bozdemir'in 11 Mayıs 2024 tarihindeki cenaze törenine ilişkin paylaşım bulunuyor.
Buradaki soru, yaşanan aile acısını tartışmaya açmak değil; Bilal Semih Bozdemir'in Türkiye'ye giriş yapamadığı yönündeki iddiaların doğru olup olmadığının belirlenmesidir.
Bu nedenle şu soruya açık cevap verilmesi bekleniyor:
Bilal Semih Bozdemir oğlunun cenazesine katıldı mı?
Katılmadıysa Türkiye'ye gelmemesinin nedeni neydi?
Ayrıca kendisine atfedilen “diplomat” sıfatının hangi devlet, görev ve resmî statüye dayandığı da belgeleriyle açıklanmalı.
Dosyanın diğer ayağında Timur Tuna bulunuyor.
Timur Tuna'nın aynı zamanda Tihomur Ivanov adını kullandığı ve Bulgaristan vatandaşı olduğu yönünde iddialar bulunuyor.
Ayrıca 2024 yılında Gürcistan üzerinden edu.ge uzantısıyla faaliyet gösterdiği belirtilen ve daha sonra “Dublin Üniversitesi” adıyla haber konusu edilen eğitim yapılanmasıyla ilişkili olduğuna yönelik yayınlar bulunduğu ifade ediliyor.
Bu bilgilerin doğruluğunun da resmî kayıtlar üzerinden araştırılması gerekiyor.
Özellikle Timur Tuna'nın Bilal Semih Bozdemir ile ilişkisi, St Clements University sürecindeki rolü ve geçmiş eğitim faaliyetleri yetkili makamlar tarafından ayrı ayrı incelenmeli.
Bütün tartışma, aslında birkaç resmî kayıtla açıklığa kavuşturulabilecek nitelikte.
1. St Clements University'nin YÖK'teki güncel tanınma durumu nedir?
2. Bekleyen öğrenci diplomaları neden teslim edilmemektedir?
3. Bilal Semih Bozdemir'in 2026 yılı için geçerli Türkiye Dekanlığı ve Türkiye Temsilciliği belgesi nerede?
4. Somaliland belgeleri Türkiye'deki dekanlık veya temsilcilik yetkisini içeriyor mu?
5. Zenodo'da yayımlanan geçmiş tarihli belgenin bugünkü hukuki geçerliliği nedir?
6. Türkiye'de kurulması öngörülen St Clements University kampüsü kuruldu mu; kurulduysa nerede?
7. Gürcistan'daki Stclements University LTD şirketinin üniversiteyle gerçek hukuki ilişkisi nedir?
8. Türkiye'deki bayilere sunulduğu belirtilen belgeler kime ve hangi kapsamda yetki veriyor?
9. Öğrenci ve bayilerden yapılan tahsilatlar hangi hesaplara gitti ve bunlar için gerekli mali belgeler düzenlendi mi?
10. Yetkilendirilen kuruluş ile ödemeleri tahsil eden kişi/kuruluşlar arasındaki hukuki ilişki nedir?
Bu nedenle Cumhurbaşkanlığı'na, Adalet Bakanlığı'na, Dışişleri Bakanlığı'na, İçişleri Bakanlığı'na, Emniyet Genel Müdürlüğü'ne, YÖK'e, Cumhuriyet Başsavcılıklarına ve konuyla ilgili diğer kamu kurumlarına çağrıda bulunuyoruz:
Belgeler incelensin.
İmzalar ve yetkilendirmeler ilgili kurumlara sorulsun.
Şirket kayıtları araştırılsın.
Öğrenci ve bayi ödemelerine ilişkin banka, fatura, vergi ve muhasebe kayıtları karşılaştırılsın.
Akademik ve idari unvanların hangi güncel belgeye dayanarak kullanıldığı tespit edilsin.
Ve nihayetinde kamuoyuna, iddialar üzerinden değil resmî kayıtlar ve doğrulanmış belgeler üzerinden açık bir cevap verilsin.
Elimizde bulunduğu belirtilen belge, yazışma, kayıt ve diğer materyallerin yetkili merciler tarafından incelenmesiyle bu dosyadaki soru işaretlerinin açıklığa kavuşturulmasını talep ediyoruz.