DUBLIN DOSYASI YENİDEN AÇILMALI MI? BİLAL SEMİH BOZ DEMİR SORUŞTURMASINDA ORTAYA ÇIKAN YENİ BAĞLANTILAR ESKİ DOSYAYI YENİDEN GÜNDEME TAŞIYOR
BİLAL SEMİH BOZDEMİR – TİHOMIR IVANOV/TİMUR TUNA – ST CLEMENTS HATTI: 2024’TE “DELİL YOK” DENİLEN DOSYADA BUGÜN AYNI SONUCA VARILIR MIYDI?
International Dublin University hakkında yıllar önce başlayan tartışmalar, bugün yine BİLAL SEMİH BOZDEMİR çevresinde ortaya çıkan yeni iddialar ve bağlantılar nedeniyle yeniden değerlendirilmesi gereken çok daha büyük bir dosyaya dönüşüyor.
Çünkü , gerçeği İrlanda'da bulunan International Dublin University hakkındaki süreç aslında hiçbir zaman “kurumun hukuka uygun olduğu tespit edildi” şeklinde sonuçlanmadı. Kamuoyuna yansıyan belgelere göre Yükseköğretim Kurulu ( YÖK), International Dublin University hakkında yasa dışı eğitim-öğretim faaliyeti yürütüldüğü iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ise şüphelilerin isnat edilen suçu işlediklerini gösteren yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. YÖK bu karara itiraz etti ancak Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliği 4 Eylül 2024 tarihinde itirazı reddetti ve takipsizlik kesinleşti. Bu süreç, YÖK’ün 23 Eylül 2024 tarihli TMMOB’ye verdiği yanıtta da aktarıldı.
İşte bugün ortaya çıkan asıl soru tam burada başlıyor:
2024 yılında savcılığın önünde bulunmadığı belirtilen delillerden bazıları bugün ortaya NET bir şekilde çıktıysa?
Eğer öyleyse, International Dublin University dosyasının yalnızca eski değerlendirme üzerinden kapalı tutulması yeterli midir, yoksa yeni delil niteliği taşıyabilecek bağlantılar nedeniyle yeniden hukuki değerlendirmeye tabi tutulması mı gerekir?
TİHOMIR IVANOV MU, TIMUR TUNA MI?
International Dublin University döneminde kamuoyuna “Tihomir Ivanov” adıyla yansıyan kişiyle Türkiye’de “Timur Tuna” adını kullanan kişinin aynı kişi olduğunu şu an delillendirebiliyoruz.
Ancak bugün çok önemli başka bir kayıt bulunuyor.
Bilal Semih Bozdemir'in dekanı ve Türkiye Temsilcisi olduğunu iddia edip bir türlü belge sunamadığu St Clements University’nin kendi internet sitesindeki mezun kayıtlarında “Dr Timur Tuna” adına 2024 yılında “Doctor of the University” unvanı verildiği açıkça yazıyor. Üniversitenin açıklamasına göre bu unvan, Türkiye’deki yükseköğretim öğrencilerine yönelik işletme eğitimi faaliyetlerine yaptığı katkı gerekçe gösterilerek verilmiş.
Dolayısıyla artık araştırılması gereken yalnızca “Tihomir Ivanov ile Timur Tuna aynı kişi midir?” sorusu değildir.
Eğer aynı kişi olduklarını gösteren nüfus, vatandaşlık, şirket, ticaret sicili veya başka resmî kayıtlar mevcutsa şu soru çok daha önemli hale gelecektir:
International Dublin University dönemindeki Tihomir Ivanov ile bugün St Clements University kayıtlarında doktora düzeyinde unvanla yer alan Timur Tuna arasındaki kurumsal devamlılık nedir?
Bu kimlik bağlantısının resmî makamlarca ortaya çıkarılması, 2024 yılında delil yetersizliği nedeniyle sonuçlanan Dublin dosyası açısından da önem taşıyabilir.
BİLAL SEMİH BOZDEMİR İLE TİHOMIR IVANOV/TIMUR TUNA ARASINDAKİ TİCARİ BAĞ ARAŞTIRILMALI
Dosyanın belki de en kritik yeni başlıklarından biri, Bilal Semih Bozdemir ile Tihomir Ivanov arasında bulunduğu ileri sürülen ticari ilişkidir.
Elimizde bulunan ticaret sicili kayıtlarında, Bilal Semih Bozdemir’e ait şirketlerden veya ticari yapılardan birinin Tihomir Ivanov’a devredildiğini gösteren kayıt gerçekten mevcut ve bu belge son derece önemlidir.
Çünkü böyle bir kayıt yalnızca iki kişinin birbirini tanıdığını değil, aralarında hukuken kayıt altına alınmış bir ticari işlem bulunduğunu gösterebilir.
Bu nedenle haberin yayımlanmasıyla birlikte şu dört bilginin belgeyle ortaya konulması gerekir:
Şirketin tam ticaret unvanı, devir tarihi, ticaret sicili numarası ve devralan kişinin kayıtlardaki tam kimliği delil olarak bulunmaktadır.
Bu belge doğrulandığında International Dublin University dönemindeki ilişki açısından “birbirlerini tanıyorlar mıydı?” sorusu büyük ölçüde önemini kaybeder.
Asıl soru şuna dönüşür:
Bu ticari ilişki International Dublin University faaliyetlerinden önce mi başladı, bu faaliyetlerle eş zamanlı mıydı, yoksa daha sonra mı devam etti?
DUBLIN DOSYASINDA O DÖNEM BİLİNMEYENLER BUGÜN BİLİNİYOR MU?
2024 tarihli takipsizlik kararının temel dayanağının “şüphelilerin suç işlediğine ilişkin delil bulunamaması” olduğu kamuya açık haberlerde açıkça aktarılıyor.
Fakat ceza soruşturmalarında takipsizlik kararı, daha sonra ortaya çıkabilecek yeni delilleri yok etmez.
Bu nedenle bugün araştırılması gereken mesele geçmişte verilen kararın eleştirilmesinden çok daha somuttur:
Savcılık o tarihte Tihomir Ivanov ile Timur Tuna’nın aynı kişi olduğu iddiasını biliyor muydu?
Bilal Semih Bozdemir ile Tihomir Ivanov arasındaki ileri sürülen şirket devri dosyada mevcut muydu?
International Dublin University’nin kullandığı iddia edilen Gürcistan adresleri ile Bilal Semih Bozdemir’e ait veya onunla bağlantılı olduğu ileri sürülen “değerli taşlar müzesi” adresinin aynı veya bağlantılı olduğu bilgisi araştırılmış mıydı?
İngiltere’de kullanılan şirket ve yazışma adresleri incelenmiş miydi?
Alan adları, e-posta hesapları, banka hareketleri ve öğrenci ödemeleri bir bütün halinde karşılaştırılmış mıydı?
Eğer bu soruların cevabı “hayır” ise bugün artık 2024’tekinden farklı bir delil tablosunun bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
ST CLEMENTS’IN DEKANI VE TÜRKİYE TEMSİLCİSİ OLDUĞUNU İDDAA EDEN BİLAL SEMİH BOZDEMİR'İN AÇTIĞI ÜNİVERSİTE SİTESİNDE DİKKAT ÇEKİCİ KAYITLAR
Bağlantıların yalnızca dışarıdan ileri sürülen iddialardan ibaret olmadığını gösteren başka kayıtlar da var.
St Clements University’nin kendi internet sitesinde Bilal Semih Bozdemir, “St Clements University Turkish Centre – Campus Director” olarak gösteriliyor.
Aynı kurumun mezun veri tabanında Timur Tuna’nın 2024 yılı “Doctor of the University” mezunları arasında bulunduğu görülüyor.
Yine aynı St Clements kayıtlarında Yeşim Sırakaya adına “Doctor of Letters” verildiği ve bunun yayımlanmış çalışmalarına dayandırıldığı belirtiliyor.
Yeşim Sırakaya’nın Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli olduğu ve kamu görevlisi statüsünde bulunduğu belirtiliyor. Daha önce kamuoyuna yansıyan bilgilere göre kendisine St Clements University’de haftada bir gün bilabedel, yani ücretsiz ders vermek amacıyla idari izin verildiği ileri sürülüyor.
Buna karşılık öğrenciler tarafından Yeşim Sırakaya’nın şahsi banka hesabına yapıldığı ileri sürülen bazı para transferlerinin açıklama bölümlerinde “tez yazma”, “makale yazma”, “tez savunma” ve “tez düzenleme” ifadelerinin bulunduğu belirtiliyor.
Bu durumda şu soruların açıklığa kavuşturulması gerekiyor:
Bu ödemeler gerçekten yapıldı mı?
Yapıldıysa hangi hizmet karşılığında alındı?
Ödemeler neden şahsi banka hesabına gönderildi?
St Clements University tarafından Yeşim Sırakaya’ya bu tür akademik hizmetler karşılığında öğrencilerden ücret alma yetkisi verildi mi?
Ücretsiz ders vermek amacıyla verildiği belirtilen idari izin, gelir getirici bu tür faaliyetleri de kapsıyor muydu?
Ayrıca kurum içi incelemede söz konusu banka dekontlarının, öğrencilerin ifadelerinin ve para transferlerinin niteliğinin değerlendirilip değerlendirilmediği de açıklığa kavuşturulması gereken önemli başlıklardan biri.
Ayrıca St Clements’ın lisans mezunları listesinde C.A adı da yer alıyor.
Bu kayıtların her biri tek başına herhangi bir suç veya usulsüzlük anlamına gelmez.
Ancak bir soruşturma açısından çok önemli bir şeyi gösterir:
Aynı isimler aynı akademik yapı çevresinde yeniden karşımıza çıkmaktadır.
BİR YILDA DOKTORA, PROFESÖRLÜK VE YÖNETİCİLİK İDDİALARI NASIL AÇIKLANACAK?
Dosyada mutlaka açıklığa kavuşturulması gereken bir başka başlık, bazı kişilerin akademik geçmişlerinde görüldüğü ileri sürülen olağanüstü hızlı yükseliştir.
Kamuoyunda bazı kişilerin lise veya lisans mezuniyetinden çok kısa süre sonra yüksek lisans, doktora veya profesörlük benzeri unvanlarla tanıtıldığı iddia ediliyor.
Burada iddialarla hareket etmek yerine her kişi için ayrı bir akademik zaman çizelgesi çıkarılmalıdır.
Hangi tarihte lise mezuniyeti?
Hangi tarihte lisans?
Hangi üniversiteden?
Kaç yıl sürdü?
Yüksek lisans nerede ve hangi tezle?
Doktora nerede ve hangi danışmanla?
Doktora tezi hangi veri tabanında?
Profesörlük iddiası varsa hangi üniversitenin hangi akademik kurulu tarafından ve hangi mevzuata göre verildi?
Bunlara karşılık yalnızca sertifika, fahri doktora veya kurum içi ödül niteliğinde bir belge mi bulunuyor?
Türkiye’de “profesör” akademik unvanının kullanılmasıyla yurtdışındaki bazı özel kuruluşların verdiği “Doctor of the University” veya “Doctor of Letters” gibi unvanların birbirine karıştırılıp karıştırılmadığı da ayrıca araştırılmalıdır.
Örneğin St Clements kendi sitesinde “Doctor of the University” derecesini sınırlı sayıda verilen özel bir ödül/derece kategorisi olarak tanımlıyor. Bu kayıt, Türkiye’deki klasik doktora ve profesörlük sistemiyle otomatik olarak aynı anlama geldiğini göstermez.
C.A DOSYASINDA DİKKAT ÇEKEN DÖNÜŞÜM
Dosyanın ilginç başlıklarından biri de H.. Haber’in imtiyaz sahibi C.A.
H..Haber’in güncel künyesinde C.A hem imtiyaz sahibi hem de özel haberler şefi olarak gösteriliyor.
St Clements University’nin kendi mezun kayıtlarında da C.A ’in adı lisans mezunları arasında bulunuyor.
Arşivimizde bulunan eski H.. Haber yayınında ise Bilal Semih Bozdemir ve Timur Tuna hakkında eleştirel bir haber yapıldığı; daha sonraki dönemde C.A’in aynı çevrede yakın konumda yer alması ve doktora alması çok büyük bir dikkat çekici noktadır.
Bu geçmiş yayın bulunup arşivlenirse ortaya çok somut bir gazetecilik sorusu çıkacaktır:
Bir dönem yapının arkasında ne bulunduğunu sorgulayan gazeteci, daha sonra hangi şartlarda aynı yapıdaki kişilerle akademik veya yönetsel ilişki kurdu?
Bu değişimin arkasında akademik kayıt mı, ticari ilişki mi, görev teklifi mi, kişisel bir uzlaşma mı bulundu?
Bunun cevabı yorumla değil, tarihli belgelerle verilmelidir.
GÜRCİSTAN’DAKİ ADRES NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?
Dublin dosyasının yeniden değerlendirilmesini gerektirebilecek iddialardan biri de Gürcistan bağlantısıdır.
Kamuoyuna yansıyan son yayınlarda International Dublin University’nin Gürcistan’da kullandığı ileri sürülen adres ile Bilal Semih Bozdemir’in “değerli maden ve taşlar müzesi” olarak tanıttığı yapıyla ilişkilendirilen adres arasında örtüşme bulunuyor ve bu durum henüz bağımsız resmî sicil kayıtlarıyla bu araştırmada doğrulanmış değil; ancak yayımlanan haberlerde açık biçimde gündeme getiriliyor.
Bu nedenle Gürcistan şirket sicilinden alınacak tarihli kayıt kritik önemdedir.
Çünkü aynı adresin farklı zamanlarda International Dublin University, Bilal Semih Bozdemir veya onunla bağlantılı şirketler tarafından kullanıldığı resmî belgelerle gösterilebilirse bu, Dublin dosyasındaki bağlantı araştırması için yeni bir maddi veri oluşturabilir.
DUBLIN DOSYASI İLE ST CLEMENTS DEKANI VE TÜRKİYE TEMSİLCİSİ OLARAK KENDİNİ TANITIP BELGE SUNAMIYAN BİLAL SEMİH BOZDEMİR DOSYASI BİRLİKTE ELE ALINMALI MI?
Bugün artık kamuoyunun önünde iki ayrı hikâye bulunduğunu söylemek giderek zorlaşıyor.
Birinci dosya:
International Dublin University.
YÖK suç duyurusunda bulundu.
Savcılık delil yetersizliği gerekçesiyle takipsizlik verdi.
YÖK itiraz etti.
Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliği 4 Eylül 2024’te itirazı reddetti ve karar kesinleşti.
İkinci dosya ise St Clements University çevresinde bugün tartışılan iddialar.
Burada Bilal Semih Bozdemir yeniden karşımıza çıkıyor.
St Clements’ın kendi sitesinde Campus Director olarak yer alıyor. ANCAK ASLA YETKİ BELGELERİNİ TÜM TALEPLERİMİZE RAĞMEN SUNAMIYOR.
Timur Tuna yeniden karşımıza çıkıyor ve kurumun 2024 doktora/ödül kayıtlarında adı bulunuyor.
Yeşim Sırakaya yine aynı kurumun doktora kayıtlarında yer alıyor.
C.A yine aynı kurumun mezun kayıtlarında bulunuyor.
Bunlara şimdi ticaret sicili devri, ortak adresler, Gürcistan bağlantıları ve para transferi belgeleri ekleniyorsa soru kaçınılmazdır:
DUBLIN DOSYASINDA BULUNAMAYAN BAĞLANTILAR BUGÜN ST CLEMENTS'İN DEKANI VE TÜRKİYE TEMSİLCİSİ OLDUĞUNU İDDAA EDEN BİLAL SEMİH BOZDEMİR DOSYASINDA MI ORTAYA ÇIKIYOR?
Bu soruya medya değil, soruşturma makamları cevap verebilir.
Ancak soruşturmanın sağlıklı yürütülebilmesi için geçmişteki International Dublin University dosyası ile bugün incelenen St Clements Dekanı ve Türkiye Temsilcisi olduğunu iddia edip belge sunamayan BİLAL SEMİH BOZDEMİR bağlantılarının kişi, şirket, adres, banka hesabı, alan adı ve elektronik iletişim kayıtları açısından çapraz sorgulanması gerekir.
Bilal Semih Bozdemir’e ait olduğu ileri sürülen şirketin Tihomir Ivanov’a devrine ilişkin ticaret sicili belgesi gerçekten dosyaya sunulmalıdır.
Tihomir Ivanov–Timur Tuna kimlik bağlantısı resmî kayıtlardan sorulmalıdır.
International Dublin University’nin İngiltere ve Gürcistan’daki tüm şirket/adres kayıtları getirtilmelidir.
St Clements çevresinde kullanılan şirket ve banka hesapları karşılaştırılmalıdır.
Öğrencilerden “tez yazma”, “makale yazma”, “tez savunma”, “diploma” gibi açıklamalarla ödeme alındığı iddiaları varsa bu para hareketleri taraf, tarih ve hizmet ilişkisiyle birlikte incelenmelidir.
Ve özellikle bir kişinin kısa süre içerisinde lisans, yüksek lisans, doktora, profesörlük veya rektör yardımcılığı gibi sıfatlarla anılmaya başlanması söz konusuysa her belgenin hangi kurumdan, hangi tarihte ve hangi hukuki statüyle verildiği tek tek doğrulanmalıdır.
BU DOSYA ARTIK “KİM NE DEDİ?” DOSYASI DEĞİL
International Dublin University soruşturması yıllar önce “delil bulunamadı” gerekçesiyle sonuçlandı.
Fakat bugün soru farklıdır:
O tarihte bulunamayan deliller bugün bulunmuş olabilir.
Eğer Bilal Semih Bozdemir–Tihomir Ivanov arasında belgeli şirket devri değerlendirilirse;
Tihomir Ivanov ile Timur Tuna’nın aynı kişi olduğu resmî olarak doğrulandığında;
International Dublin University’nin kullandığı adreslerle Bilal Semih Bozdemir’in Gürcistan’daki yapıları arasında belgeli örtüşme varsa;
aynı kişiler daha sonra St Clements University çevresinde yeniden birlikte görünüyorsa;
ve bunlara akademik belge ve para hareketlerine ilişkin yeni deliller eklenmişse;
bunların hukuki değerinin yeniden değerlendirilip değerlendirilmeyeceği artık ciddi biçimde sorulmalıdır.
Hiç kimse bu haberle suçlu ilan edilmiyor.
Ancak takipsizlik kararı, “bu olayların hiçbirisi yaşanmamıştır” kararı değildir. O karar, o tarihte dosyada bulunan deliller üzerinden verilmiştir.
Bugün gerçekten yeni ve somut deliller mevcutsa, hukukun cevaplaması gereken soru da budur:
2024’TE “DELİL YOK” DENİLEN DUBLIN DOSYASI, 2026’DA ORTAYA ÇIKAN YENİ BAĞLANTILARLA YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ Mİ?
Ve daha büyük soru:
INTERNATIONAL DUBLIN UNIVERSITY’DEN ST CLEMENTS UNIVERSITY BİLAL SEMİH BOZDEMİR'e’ UZANAN AYNI İSİMLER, AYNI ADRESLER VE AYNI TİCARİ İLİŞKİLER BİR TESADÜF MÜ, YOKSA AYNI YAPININ DEVAM EDEN HALKALARI MI?
Bunun cevabı artık açıklamalarda değil; Ticaret Sicili kayıtlarında, banka hareketlerinde, nüfus ve vatandaşlık kayıtlarında, öğrenci dosyalarında, elektronik yazışmalarda ve savcılık dosyalarında aranmalıdır.
Bu nedenle eski Dublin dosyasıyla bugün yürütüldüğü belirtilen St Clements soruşturmasının ortak kişiler ve yeni deliller yönünden birlikte değerlendirilmesi, kamuoyunun önündeki en önemli taleplerden biri haline geliyor.