Genelkurmay Eski İstihbarat Başkanı E. Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, YouTube kanalının bu ilk özel yayınında Türk istihbarat tarihinin en kritik konularını ve küresel jeopolitik gündemi masaya yatırıyor.
Eski Özel Kuvvetler ve MİT mensubu merhum Kaşif Kozinoğlu'nun Özbekistan ile Afganistan'da hazırladığı FETÖ/CIA raporlarından Silivri Cezaevi'nde vefat ettiği gece yaşanan şüpheli ayrıntılara; cezaevinde kareli kâğıtlara yazdığı kayıp notlardan popüler diziler üzerinden yürütülen psikolojik harp stratejilerine kadar birçok karanlık nokta ilk kez bu kadar açık konuşuluyor.
Programın devamında Hakan Fidan'ın işaret ettiği Mekke İttifakı, Babilmendep Boğazı ve Husiler krizi, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın BM ziyareti, Trump'ın İran açıklamaları ve Yunanis…
[12:56, 23.09.2026] Ömer ilhami Dalman: Genelkurmay Eski İstihbarat Başkanı, Emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, YouTube kanalının bu ilk özel yayınında Türkiye'nin yakın tarihinden günümüz küresel jeopolitik gelişmelerine uzanan son derece geniş bir dosyayı masaya yatırıyor.
Türk istihbarat tarihinin en çok tartışılan olayları, perde arkasında yaşanan gelişmeler, devletlerin yürüttüğü örtülü mücadeleler, psikolojik harp yöntemleri ve bölgesel güç dengeleri bu özel yayında farklı başlıklar altında ele alınıyor. İsmail Hakkı Pekin; uzun yıllara dayanan askerî ve istihbarî tecrübesi ışığında hem yakın geçmişte yaşanan kritik olayları değerlendiriyor hem de bugün Ortadoğu'dan Doğu Akdeniz'e uzanan yeni güç mücadelesini analiz ediyor.
Programın en dikkat çekici bölümlerinden birini, eski Özel Kuvvetler ve MİT mensubu merhum Kaşif Kozinoğlu ile ilgili iddialar oluşturuyor. Kozinoğlu'nun özellikle Özbekistan ve Afganistan'da bulunduğu dönemlerde hazırladığı belirtilen FETÖ ve CIA bağlantılı raporlar, bu raporların içerdiği öne sürülen kritik bilgiler ve Türkiye'ye gönderildiği iddia edilen değerlendirmeler ayrıntılarıyla gündeme geliyor.
Kaşif Kozinoğlu'nun Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmesinden önce yaşanan gelişmeler de programın önemli başlıklarından biri. Cezaevinde geçirdiği son günler, ölümünün gerçekleştiği geceye ilişkin kamuoyuna yansıyan şüpheler ve yıllardır tartışılan bazı ayrıntılar yeniden değerlendiriliyor.
Kozinoğlu'nun cezaevinde bulunduğu dönemde kareli kâğıtlara el yazısıyla kaleme aldığı ifade edilen notlar da yayında ele alınan en dikkat çekici konular arasında yer alıyor. Bu notların bir bölümünün daha sonra kamuoyuna ulaştığı, bazı bölümlerin ise kayıp olduğu yönündeki iddialar üzerinden, söz konusu belgelerin taşıdığı muhtemel önem tartışılıyor.
Programda yalnızca Kaşif Kozinoğlu dosyasına değil, Türkiye'nin yakın tarihinde kamuoyunun hafızasına yerleşmiş bazı medya ve televizyon yapımlarına da farklı bir perspektiften bakılıyor.
Popüler televizyon dizilerinin yalnızca eğlence ürünü olup olmadığı; bazı yapımlarda kullanılan karakterlerin, olay örgülerinin, devlet yapılanmalarının ve uluslararası ilişkilerle ilgili anlatıların psikolojik harp veya algı yönetimi açısından nasıl değerlendirilebileceği tartışmaya açılıyor.
Diziler, sinema yapımları ve medya içerikleri üzerinden toplumların belirli düşüncelere hazırlanmasının mümkün olup olmadığı; kurgusal karakterler aracılığıyla gerçek siyasi veya istihbarî gelişmelere göndermeler yapılıp yapılamayacağı ve bu yöntemlerin dünyadaki örnekleri üzerinden kapsamlı değerlendirmeler yapılıyor.
İsmail Hakkı Pekin, psikolojik harp kavramının klasik propaganda yöntemlerinden nasıl ayrıldığını, modern dünyada medya, televizyon, sosyal medya ve dijital platformların devletler arasındaki güç mücadelesinde nasıl önemli araçlara dönüştüğünü de anlatıyor.
Özel yayının ikinci bölümünde ise Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren güncel jeopolitik gelişmelere geçiliyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın açıklamaları çerçevesinde gündeme gelen ve kamuoyunda “Mekke İttifakı” şeklinde tartışılan yeni bölgesel iş birliği arayışları ele alınıyor. Ortadoğu'da değişen dengeler içerisinde Türkiye, Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri ve diğer bölgesel aktörlerin nasıl bir stratejik yapılanmaya gidebileceği değerlendiriliyor.
Bölgedeki yeni güvenlik mimarisinin yalnızca askerî ittifaklardan ibaret olmadığı; enerji hatları, ticaret yolları, deniz geçişleri, savunma iş birlikleri ve diplomatik ilişkilerin de bu yeni düzenin temel unsurlarını oluşturduğu üzerinde duruluyor.
Yayında ayrıca dünyanın en kritik deniz geçiş noktalarından biri olan Babülmendep Boğazı ayrıntılı biçimde analiz ediliyor.
Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne ve Hint Okyanusu'na bağlayan Babülmendep'in dünya ticareti açısından neden son derece kritik olduğu, bölgede yaşanan her askerî gerilimin Avrupa-Asya ticaretini ve küresel enerji piyasalarını nasıl etkileyebileceği değerlendiriliyor.
Husilerin Kızıldeniz ve çevresinde gerçekleştirdiği saldırılar, uluslararası deniz taşımacılığı üzerindeki baskı ve bölgede faaliyet gösteren büyük güçlerin askerî varlıkları da programda geniş biçimde ele alınıyor.
ABD, İngiltere ve diğer Batılı ülkelerin bölgedeki askerî faaliyetlerinin yanı sıra İran'ın Husiler üzerindeki etkisine ilişkin tartışmalar da gündeme getiriliyor. Yaşanan gelişmelerin daha büyük bir bölgesel çatışmaya dönüşme ihtimali ve Türkiye açısından doğurabileceği sonuçlar üzerinde duruluyor.
İran dosyası programın bir diğer önemli bölümünü oluşturuyor.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın Birleşmiş Milletler ziyareti ve burada gerçekleştirdiği temaslar, İran'ın Batı dünyasıyla ilişkilerinde yeni bir diplomatik dönemin başlayıp başlayamayacağı sorusu çerçevesinde değerlendiriliyor.
İran'ın nükleer programı, ABD ile yaşadığı gerilim, İsrail ile karşılıklı tehditler ve bölgedeki vekil güçler üzerinden yürütülen mücadele, yeni dünya düzeninin en kritik başlıklarından biri olarak inceleniyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik açıklamaları da programda ayrıca analiz ediliyor.
Washington yönetiminin İran'a yönelik yeni stratejisinin ekonomik yaptırımlardan askerî caydırıcılığa kadar hangi araçları içerebileceği ve Trump yönetiminin Ortadoğu politikalarının önceki dönemlerden hangi yönleriyle ayrılabileceği değerlendiriliyor.
İran-ABD geriliminin yalnızca iki ülke arasındaki bir sorun olmadığı; İsrail, Körfez ülkeleri, Rusya, Çin ve Türkiye gibi birçok aktörü doğrudan veya dolaylı şekilde etkileyebilecek geniş çaplı bir jeopolitik mücadele olduğu vurgulanıyor.
Programın son bölümünde ise gözler Doğu Akdeniz ve Ege'ye çevriliyor.
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Meis Adası üzerinden verdiği mesajlar, Türkiye-Yunanistan ilişkilerindeki yeni dönem ve Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları tartışmaları ele alınıyor.
Meis Adası'nın coğrafi konumu nedeniyle Türkiye açısından taşıdığı stratejik önem, Yunanistan'ın adalar üzerinden oluşturmak istediği deniz yetki alanı tezleri ve Ankara'nın bu politikalara yaklaşımı değerlendiriliyor.
Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları, deniz yetki alanları, askerî üsler ve bölgedeki uluslararası ittifakların geleceği de programın dikkat çeken başlıkları arasında bulunuyor.
Türkiye ile Yunanistan arasında son dönemde sürdürülen diplomatik diyalog devam ederken, sahada atılan askerî ve siyasi adımların iki ülke arasındaki ilişkileri nasıl etkileyebileceği sorusuna yanıt aranıyor.
Bütün bu başlıklar ışığında program; geçmişte yaşanan istihbarat operasyonlarından günümüzün küresel güç mücadelesine uzanan geniş bir perspektif sunuyor.
Kaşif Kozinoğlu dosyasından psikolojik harp yöntemlerine, medya ve dizi sektörünün algı yönetimindeki olası rolünden Ortadoğu'daki yeni ittifaklara; İran-ABD geriliminden Babülmendep ve Husiler krizine, Doğu Akdeniz'den Türkiye-Yunanistan ilişkilerine kadar çok sayıda kritik konu aynı yayın içerisinde değerlendiriliyor.
Genelkurmay Eski İstihbarat Başkanı Emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin'in askerî ve istihbarî tecrübesiyle yaptığı değerlendirmeler, olayların yalnızca görünen yönlerini değil, perde arkasındaki stratejik hesapları da anlamaya yönelik farklı bir bakış açısı sunuyor.
Türkiye'nin yakın tarihini, istihbarat dünyasının bilinmeyen yönlerini ve hızla değişen küresel jeopolitik dengeleri merak edenler için kapsamlı bir özel yayın izleyicilerle buluşuyor.
Türk istihbarat tarihinin kritik dosyaları, Kaşif Kozinoğlu'nun geride bıraktığı soru işaretleri, psikolojik harp yöntemleri, Ortadoğu'daki yeni ittifak arayışları, İran-ABD gerilimi, Husiler krizi ve Doğu Akdeniz'deki yeni güç mücadelesi…
Hepsi ve çok daha fazlası, Emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin'in değerlendirmeleriyle bu özel yayında masaya yatırılıyor.