MENEMEN’DE DOSYA BÜYÜYOR: İZMİR VALİLİĞİ NEDEN SESSİZ?
KAYMAKAMLIKTA İNCELEME VE SORUŞTURMA SÜRECİ, BAKANLIĞA ULAŞAN İDDİALAR, VALİLİĞE YAPILAN BİLDİRİMLER… ŞİMDİ KAMUOYU AYNI SORUYU SORUYOR: ŞEHİT AHMET ÖZSOY FEN LİSESİ MÜDÜRÜNÜ KİM YA DA KİMLER KORUYOR?
Menemen Şehit Ahmet Özsoy Fen Lisesi çevresinde aylardır gündeme getirilen iddialar artık görmezden gelinebilecek noktayı çoktan aşmış durumda.
İngiltere gezisinin izin ve mali süreçleri, velilerden tahsil edildiği ileri sürülen paralar, organizasyonun nasıl yürütüldüğü, okul müdürünün fen lisesindeki görevlendirmesinin mevzuata uygunluğu, Afrika ziyaretleri ve bağış faaliyetleri başta olmak üzere çok sayıda başlık kamuoyunun önünde cevap bekliyor.
Üstelik mesele yalnızca basında yayımlanan haberlerden ibaret değil.
Hazırlanan dosyalar ilgili makamlara iletildi.
Menemen Kaymakamlığı nezdinde inceleme ve soruşturma süreçleri gündeme geldi.
Konu Millî Eğitim makamlarına taşındı.
Ve bütün bu gelişmelerin yanında İzmir Valiliğine de durum ayrıntılarıyla bildirildi.
Şimdi soruyoruz:
İZMİR VALİLİĞİ NEDEN SESSİZ?
VALİLİĞE DURUM ANLATILDI, PEKİ SONRA NE OLDU?
İzmir Valiliğine gönderilen bildirimlerde Şehit Ahmet Özsoy Fen Lisesi çevresinde gündeme gelen iddialar ve kamuoyunda cevap bekleyen hususlar aktarıldı.
Dolayısıyla artık “Valiliğin bilgisi var mı?” sorusundan önce cevaplandırılması gereken başka bir soru bulunuyor:
Valilik kendisine ulaşan bu iddialar üzerine hangi işlemleri yaptı?
Dosya hangi birime gönderildi?
İl Millî Eğitim Müdürlüğünden bilgi veya belge istendi mi?
Menemen Kaymakamlığından yürütülen inceleme ve soruşturmalar hakkında bilgi talep edildi mi?
Okul müdürünün görevlendirme süreci ayrıca incelendi mi?
İngiltere gezisinin izin ve mali boyutuna ilişkin kayıtlar araştırıldı mı?
Velilerden tahsil edildiği ileri sürülen paraların hukuki ve mali niteliği konusunda herhangi bir inceleme yapıldı mı?
Ve en önemlisi:
Bu kadar iddia ve başvurunun ardından İzmir Valiliğinden neden kamuoyunu tatmin edecek açık bir açıklama gelmedi?
ARTIK MESELE BİR OKUL MÜDÜRÜNDEN DAHA BÜYÜK
Bugün gelinen noktada tartışma yalnızca okul müdürü Şemsettin Ercan hakkında ileri sürülen iddialardan ibaret değildir.
Çünkü bir kamu görevlisi hakkında birbirinden farklı konularda iddialar gündeme geliyor, ilgili makamlara başvurular yapılıyor ve inceleme-soruşturma mekanizmaları devreye giriyorsa kamuoyunun şu soruyu sorması son derece doğaldır:
Bütün bunlara rağmen bu yönetici görevini sürdürüyorsa arkasında herhangi bir siyasi veya bürokratik koruma bulunuyor mu?
Burada herhangi bir siyasetçiyi delilsiz biçimde suçlamıyoruz.
Tam tersine soruyoruz:
Şemsettin Ercan’ı koruyan birileri var mı?
Varsa kim?
Bir milletvekili mi?
Bir parti yöneticisi mi?
Yerel siyasetten etkili bir isim mi?
Bürokrasinin içerisinde güçlü bir bağlantı mı?
Yoksa gerçekten hiç kimse yok ve yaşananların tamamı idari sürecin olağan işleyişinden mi kaynaklanıyor?
Bunun cevabını vermenin tek yolu vardır:
Soruşturmanın hiçbir siyasi veya bürokratik sınır tanımadan sonuna kadar götürülmesi.
SORUŞTURMA DERİNLEŞİRSE KİMLERİN DEFTERİ AÇILACAK?
Asıl kritik soru bundan sonra başlıyor.
Soruşturma yalnızca okul içerisindeki işlemlerle sınırlı kalmayıp görevlendirme süreçlerine, izin mekanizmalarına, para hareketlerine, seyahat organizasyonlarına ve varsa siyasi-bürokratik ilişkilere kadar genişletilirse ortaya nasıl bir tablo çıkacak?
Okul müdürünün görevlendirilmesinde kimlerin imzası var?
Kimler olumlu görüş verdi?
Kimler süreci takip etti?
Kimler hakkında bilgi sahibi olduğu hâlde işlem yapmadı?
Herhangi bir siyasi makamdan telefon açıldı mı?
Herhangi bir bürokrat üzerinde telkin veya baskı oluşturuldu mu?
İnceleme veya soruşturmaların seyrine yönelik herhangi bir müdahale girişimi oldu mu?
Soruşturma derinleşirse hangi siyasetçilerin veya bürokratların adı dosyaya girecek?
İşte artık araştırılması gereken mesele budur.
İZMİR VALİLİĞİNE DE AÇIKÇA SORUYORUZ
Sayın İzmir Valiliği;
Bu okul hakkında tarafınıza ulaştırılan bildirimler konusunda bugüne kadar hangi işlemler yapılmıştır?
Menemen Kaymakamlığından bilgi istenmiş midir?
İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğüne inceleme talimatı verilmiş midir?
Okul müdürünün görevlendirilmesinin mevzuata uygunluğu araştırılmış mıdır?
İngiltere gezisinin izin süreci incelenmiş midir?
Mali iddialar konusunda belge talep edilmiş midir?
Ve bütün bunlardan daha önemlisi:
Valilik neden kamuoyuna açıklama yapmamaktadır?
Sessizlik iddiaları ortadan kaldırmaz.
Tam tersine cevap verilmeyen her soru, yeni bir soruyu beraberinde getirir.
KİMSE PEŞİNEN SUÇLU DEĞİL; AMA HİÇ KİMSE DENETİMİN DIŞINDA DA DEĞİL
Altını özellikle çizmek gerekiyor:
Hakkında kesinleşmiş yargı veya idari karar bulunmayan hiç kimse suçlu ilan edilemez.
Herhangi bir siyasetçinin okul müdürünü koruduğuna ilişkin somut delil ortaya konulmadan isim üzerinden suçlama yapılması da doğru değildir.
Ancak bu hukuk ilkesi, kamu adına soru sorulmasına engel değildir.
Aksine iddiaların ortadan kaldırılmasının yolu da budur.
Varsa koruyanlar ortaya çıkarılsın.
Yoksa bu da belgeleriyle ortaya konulsun.
Çünkü artık mesele yalnızca “Şemsettin Ercan hakkında ne yapılacak?” sorusu değildir.
Mesele;
Şemsettin Ercan’ın arkasında kimse var mı?
Varsa kim?
Bu ilişkiler ne zamandan beri devam ediyor?
Ve soruşturma derinleştiğinde kimlerin siyasi ve bürokratik defteri açılacak?
sorularıdır.
BU DOSYA KAPANMADI, AKSİNE DAHA YENİ AÇILIYOR
Aylar boyunca yapılan haberler, resmî makamlara iletilen başvurular ve kamuoyunun önünde biriken soruların ardından artık beklenti son derece açıktır:
Menemen Kaymakamlığı süreci sonuna kadar götürmelidir.
İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü iddiaların tamamını belgeleri üzerinden incelemelidir.
Millî Eğitim Bakanlığı süreci bütün yönleriyle denetlemelidir.
Ve İzmir Valiliği sessizliğini bozmalıdır.
Çünkü soruşturmanın derinleşmesi hâlinde dosyanın yalnızca bir okul müdürüne değil, varsa onun arkasındaki siyasi ve bürokratik ilişkilere kadar uzanması kaçınılmaz olacaktır.
O zaman bugün cevapsız bırakılan soruların cevapları da ortaya çıkacaktır.
Kim kimi korudu?
Kim hangi makamı aradı?
Kim hangi işlemin yapılmasını veya yapılmamasını istedi?
Kim sessiz kaldı?
Kim sorumluluğunu yerine getirdi?
Ve en önemlisi:
ŞEMSETTİN ERCAN YALNIZ MIYDI?
Eğer yalnız değilse, arkasındaki isimler kimlerdi?
Bugün kamuoyu bu sorunun cevabını bekliyor.
Dosya nereye uzanırsa uzansın, hangi makama ve hangi siyasi isme ulaşırsa ulaşsın, soruşturma sonuna kadar götürülmelidir.
Çünkü devlet yönetiminde hiçbir makam, hiçbir bürokrat ve hiçbir siyasetçi hukukun ve kamu denetiminin üzerinde değildir.
Şimdi söz sırası yetkili makamlarda.
Ve özellikle de:
İZMİR VALİLİĞİNDE.